İRAN TERÖR REJİMİNİN HALKIMIZI HEDEF ALAN BU KORKAKÇA SALDIRISINI ŞİDDETLE KINIYORUZ

0
812

İran terör rejimine bağlı İran Devrim Muhafızları Ordusu Erbil, Süleymaniye ve Kerkük’te İran Kürdistan Demokrat Partisi (HDK-İ), İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu (Komele) ve Kürdistan Özgürlük Partisi’ne (PAK) ait üs ve karargahları eş zamanlı olarak füze ve kamikaze İHA’larla hedef aldı.

Kürdistan Bölgesi Sağlık Bakanı Saman Berzenci, saldırılarda 9 kişinin yaşamını yitirdiğini, 32 kişinin de yaralandığını bildirdi.

 

İran terör rejiminin halkımızı hedef alan bu korkakça saldırısını şiddetle kınıyoruz. Irak dışişleri bakanlığının konu ile alakalı açıklamalarını dikkatle değerlendirdiğimizde Türkiye ve İran’ın kendi iç sorunlarını Kurdistan bölgesine taşındıklarına yönelik bir değerlendirme var.

Çok iyi görülmelidir ki, İran ve Türkiye Kurdistan bölge hükümetinin egemenliği altında olan bölgede istikrarsızlık oluşturmayı hedefliyor. Esas hedef Kurdistan bölgesel hükümetidir. İran’ın içinde var olan Kurdistan Kurtuluş mücadelesinin birimlerine karşılık İran molla rejimi başarılı bir sonuç alamamıştır. İran sınırları dışında olan Güney Kurdistan bölgesi çevresindeki yerleşik Kurd hareketlerine saldırı düzenlemiş olsun. Böyle bir durum söz konusu olsaydı sayın bakanının açıklamalarında haklılık payı görülebilirdi. Aynı şekilde Türkiye PKK ile elli yıldır savaşıyor. Türkiye’nin içinde PKK ile baş edemediği açıkken, Güney Kürdistan’da yani Kurdistan bölgesel hükümetinin egemenliği altındaki alanlara saldırması yine bir projedir.

Güney Kurdistan’da ki resmi Kurd gücünü etkisizleştirmek amacıyla yapılmıştır. Kurd kazanımları hedeflenmektedir. Rojava’dan Türkiye’ye yönelik şimdiye kadar bir saldırı olmamıştır ve Türkiye’ye yönelik bir saldırının olmayacağını da net olarak ifade etmişlerdir. IŞİD olayları başladığı zaman Türkiye devleti Erdoğan başbakanken sayın Salih Müslim’i Ankara’ya davet etti. Orada bütün devlet kurumları ile görüştürdüler. Salim Müslim kardeşimiz gelip Ankara’da devlet yöneticileri ile görüştü. Kendisine bazı önerilerde bulundular. O da; ‘‘biz size asker olmayacağız’’ dedi ve gitti. Yani Ankara’ya davet edildiğinde terörist değildi de sizinle işbirliği yapmak istemediğinden terörist oldu. Bu ahlaksızlığı ve zafiyeti görmemiz gerekir. Kurdlerin Kurtuluş mücadelesini etkisizleştirmek istiyorlar.

Türkiye ve İran’ın Kurdlere yönelik şiddet saldırıların asıl amacı oradaki Kurd kazanımlarını etkisizleştirmektir. Aynı şekilde Güney Kurdistan bölgesine saldırması da Türkiye’deki Kurdlerin kazanımlarını etkisizleştirmek ile alakası yoktur. Kurdistan bölgesel hükümetini ve oradaki Kurd etkinliğini zayıflatmaya yönelik saldırırlardır

İran iç işlerinde oluşmuş bir barbarlığa karşı halkın protestosuna İran baş edememiş ki İran’ın sınırları dışında olan Kurd Kurtuluş mücadelesi savaşçılarına yönelik böyle bir savaş saldırı düzenleme hakkı olsun. Bu olayları bahane ederek Kurd kazanımlarını etkisizleştirmek için İran Rojava’ya yönelik saldırma cesaretinde bulunamıyor ama orada kendi güdümündeki örgütler de var.

Irak dışişleri bakanının bunları görmesini öneririz. Özellikle Avrupa devletlerinin İran’ın kırılmaları yararlıdır fakat bunları görmeleri gerekir ki İran Uygar dünya düzenine karşı bir devlettir.

Bay Erdoğan’da istikrarına karşı Avrupa Birliği istikrarına karşı bir tehdittir. Kurd halkı bu tehditlere karşı bir kalkandır. Bunun gereğini yapmalarını beklentimizdir. Ayrıca Kurdistan Birleşik devletlerinin resmileşmesini sağlamak mutlaktır ve illaki olacaktır. Bu çevrelerin yardımıyla daha da kolaylaşacaktır.

Birleşmiş Milletler, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ülkeleri ve İsrail’e tekrarla çağrımız; İran Devleti’nin Kurdistan bölgesindeki Kurdistan Kurtuluş mücadelesini veren Kurd yapılanmalarına saldırmaları esasen istikrarsızlık oluşturmaya yöneliktir.

Türkiye’de aynı amaçla Rojava ve Güney Kurdistan’a saldırmaktadır. Hem Türkiye’nin Erdoğan rejimi hem de İran molla rejimi uygar dünya düzeni için bir tehdittir. Bu tehdidin önünde de Kurdistan Kurtuluş mücadelesini veren yapılanmalar kalkandır. Dolayısıyla bu çevrelerin Kurdistan siyasi yapılanmalarını desteklemeleri ve Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resmileşmesi için daha efektif katkıda bulunmaları beklentimizdir. Bu Avrupa Birliği, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail içinde çağrımızı yineliyoruz.