VARLIKLI ZENGİN SANATÇILAR, ÂLİMLER VE OLANAK SAHİBİ ETKİN KÜRTLERİN GELECEK KUŞAKLARA BAĞIMSIZLIĞI MİRAS OLARAK BIRAKMALARI GEREKTİĞİNİ GÖRÜP KABUL ETMELERİ GÖREVLERİDİR!

0
123

Welatımızın işgal altında olmasından ötürüdür ki hepimiz evimiz de bile esir olarak yaşıyoruz. Yaşayan ölüler gibiyiz. Esaretin diğer adı; yaşayan ölü olmaktır. Esaret içinde yaşamaya devam etmek için hevesli değiliz, olamayız da. Dolayısıyla önceliğimiz welatımızı işgalcilerden kurtarmak olmalıdır. İç düzenimizi bozmadan evimizi yıkmadan ve birbirimize ısırmadan ölçülü ve dengeli davranıp işgalcilerden kurtulmaya öncelik vermeliyiz. Halkımızın ezici çoğunluğunun çalışarak geçinebildiklerini biliyoruz. Çalışarak geçinen soydaşlarımıza da gereğinden fazla yük olmaya gerek yok. Onlara bağımsızlık mücadelesinin yükünü bırakmamızın gereği de anlamı da yok. Geçimini zar zor sağlayabilen insanlarımızı öne sürmekte ayrıca gaddarca zalimlik olur. Zengin ve varlıklı soydaşlarımızın Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nde öne çıkmalarının zamanıdır artık. Hiçbir zengin ve varlıklı soydaşımızın arka planda Kurtuluş Mücadelesini desteklemekle tatmin olmasıyla sınırlı kalmaması gerekiyor olduğunu hatırlamamıza gerek yok. Welatımız işgal altındaysa, hepimiz esiriz ve köleyiz demektir. Biz kendimizi kandırmaya çalışarak tatmin olmaya bakmayalım. Yüksek eğitim görmüş ve işlerinde başarılı olmuş olan insanlarımız, kendi aralarında birilerini seçip öne çıkarmalıdırlar. Diğerleri de samimiyetle destek olmalıdırlar. Bunu zengin ve varlıklı soydaşlarımız için söylüyorum.  Âlimlerimiz, bilim insanlarımız, sanatçılarımız ve etkin insanlarımızın hepsinin bu süreçte ulusal Kurtuluş mücadelesi alanında öne çıkmaları gerekiyor.  Sanatçılarımız da sanatsal çalışmalarını Kurdistan bağımsızlığı için yol göstericilik temelinde yürütmelidirler.  Tutkuyla aşk söylemleri de bağımsızlığı özendirmelidir.  Kurdistanlı zenginlerimiz içerisinde servetini Kurdistan bağımsızlığından daha çok önemli görebilecek birilerinin olabileceğini düşünemiyorum. Kurtuluş; namustan,  şereften, onurlu olmaktan ve yiğitlikten önce gelir. Bunu hepimiz biliyoruz. Sağcılık veya solculukla uğraşmayacağız. Dini inancımızı da malzeme olarak kullanmayacağız. Çünkü farklı dinde olan soydaşlarımız vardır. Görüş ve inancımızı suiistimal etmeyeceğiz. Servetimizi de çöpe atmayacağız. Dengeli davranmasını bileceğiz. Artık gizli saklı da davranmayacağız. Var gücümüzle yüksek sesle ve kararlılıkla Bağımsız Kurdistan için çalışacağız. Gelinen aşama budur. Ulusal Kurtuluş Mücadelemizin bizi getirdiği aşama budur. Bunu görmeli ve gereğini yapmak durumundayız. Vücudumuzun yarası, beresi, ağrısı, sancısı, hastalığı için doktor ve ilaç gereksinimi olacağını biliyoruz. Bu tür rahatsızlıklarımız için doktora gider ilaç almaya çalışırız. Kurdistan bağımsızlığını sağlamayı başarmamızın ilacı da doktoru da kendi aklımız olduğunu bilelim. Aklımızı kullanmaktan mutluluk duymalıyız. Bilmediğimizi bilenlerden ve bilgi kaynaklarından öğrenmeliyiz. İşgalcileri evimizden welatımızdan kovmak için çalışmaktan korkmamalıyız. Evimizi welatımızı zorla elimizden almış ve bizlere zulmetmekten utanmayan işgalci namussuz ve leş kargaları bizden korkmalıdırlar. Kuduz itlerine dönüşmüş olan barbarların welatımızda işgalci olarak kalmalarını kabul etmekten korkmalıyız. İşgalcileri evimizde welatımız da bırakırsak eğer yok olmaktan kurtulamayacağız. Yok olmaktan daha fazla korkunç bir durum yoktur herhalde. Bizler için yok olmak ve var olmak arasında tercih etme durumu söz konusudur. Bağımsız welatımızı resmileştirmekle varlığımızı sürdüreceğiz. Bunu ihmal ederek yapmamakla da yok olmaya mahkûm olacağız. İşgalcilerin evimizi welatımızı kontrol etmelerini kabul etmek, pisipisine yok olmayı da kabul etmek olur. Aklımızı kullanarak kararlıca mücadele edersek kesinlikle kurtuluruz. Her halk mücadele ile kendilerini kurtarabilmişse, biz niye kurtaramayalım? Bağımsız Kurdistan Birleşik Devletleri’ni resmileştireceğiz. Bizim başka seçeneğimiz kalmadı. Bunu kabul edelim. Soylu halkımızın asil bireyleri kararlılıkla zorlu mücadele verdiler. İşgalciler biz Kurdistanlıları yok etmekten başka seçenek bırakmadılar. Biz Kürdler; servetimizin, hevesimizin, ve her neyse işimizin, yaşamımızın ve enerjimizin tamamını eritmeden welatımızın bağımsızlığını sağlamayı başarmalıyız. Bu bizim görevimizdir. Gelecek kuşaklara, gelecek nesillere ve soyumuza karşı bu görev borcumuzdur. Kürd halkı adına, Kurdistan’da işgalci güçlere bağımlı siyasi mücadele vermek tamamen zaman ve emek israfıdır. Böylesi bir siyasi mücadeleyi hedeflemek biz Kürdler için tuzaktır. Son yüz yıldır böylesi siyasi mücadele yönteminin sonucu ortada duruyor Kurtuluş mücadelemizin gelmiş olduğu aşama bağımsızlığa odaklanmamız gerekiyor. Bağımsızlık için mücadele etmemiz zor görünüyor olsa da bunu başarmaya mecburuz. Bağımsız Kurdistan Birleşik Devletleri’ni, Birleşmiş Milletler düzeyinde resmileştirmek biz Kürdlerin temel insani, hukuki ve siyasi hakkıdır. Hakkımızı almaya gücümüz de yeterlidir. Gerekli bilgiyi edinip ve inançla mücadele ettikten sonra biz Kürdler bağımsız, Kurdistan Birleşik Devleti’ni resmileştirmek için zorluk çekmeliyiz. Bu amaç için çekeceğimiz zorlukta zevkli olur. Bunu bilelim.

Slav u rez

Saygılarımla, Hisên Baybas