TÜRKİYE’DE UYUŞTURUCU BARONU KİMLERDİR? (2) 15.08.2020 TARİHLİ YAZIYI OKUDUKTAN SONRA OKUMANIZI RİCA EDİYORUM.

Türkiye’yi yönetenler Kürd halkının kanını emerek yaşadıkları gibi Kürd halkına iftira ederek, Kürd halkını aşağılayarak, ahlaksızca yaşamaya da alışmışlar. Çok ucuz hesaplarla yaşamayı sürdüren bazı geri zekâlı Kürdler de yok değil. Yüz yıldır Türkiye devleti sistemli olarak Kürd halkına yönelik soykırım uyguluyor. Son yıllarda Kürd halkının evlatlarını katletmek için ve yüz yıldır Kürd halkına yapıyor oldukları zulmün esas amacını saptırmak için terbiyesizce iftira kampanyası yürütüyorlar. Yüz yıldır Kürd halkına yönelik barbarca zulüm ve iftira kampanyasının en iğrenci son on yıldır yapılanlardır. Cumhurbaşkanı denen Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere kabinesinin bütün mensuplarının kanı beş para etmediği için en ucuz ve çirkin iftiraları marifet zannediyorlar. Lice, Muş ve Bingöl üçgeninde jandarma karakollarının burnunun dibinde uyuşturucuyu ekiyorlar, biçiyorlar  ve satıyorlar. Doğruları saptırmak için bu pisliklerden örtbas etmek içinde Kürd halkının çiftçilerine ve köylülerine iftira ediyorlar. Süleyman Soylu’nun dünkü açıklamasının içeriğine göre Lice çevresinde milyonlarca kök uyuşturucu fidesi sökmüşler ve yakmışlar. Bu da sözde narko-terör operasyonuymuş. Türkiye’nin kontrolünde olan Kurdistan toprakları üzerinde tek bir terör, narko ve her türlü pisliğin kaynağı Türkiye Cumhuriyeti devleti ve soysuz oğlu soysuz Süleyman adlı içişleri bakanı ve onun bütün çalışma arkadaşlarıdırlar. Siz beni iyi duyun soysuz oğlu soysuzlar, siz Kürd halkına boyun eğdiremezsiniz ve siz Kürd halkını da yok edemezsiniz, buna gücünüz de yetmez. Bir grup zavallıyı kendiniz gibi çirkinleştirebilirsiniz o kadar. Kutsal Kurdistan toprakları üzerinde sizin egemenliğinizin sonu geldi. Bu düzeyde kudurmuşluğunuz da bundan dolayıdır.

Saygılarımla, Hisên Baybas