NATO- İSVEÇ VE KURDLER

0
263

Erdoğan, İsveç’in NATO’ya katılma konusunu yaygara kopararak bende bir gücüm demek istiyor. Fakat söylediğinin beş paralık bir değeri yoktur. Erdoğan’ın söylediği Kurd muhalif grupları sadece İsveç’te yok. Amerika, Rusya, Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi NATO ve AB üyesi dünyanın birçok ülkesinde daha çok bulunmaktadır. Erdoğan’ın yaptığı ciddiyetsiz bir kabalıktan başka bir şey değildir. Esasen söylediklerinin asılsız, manasız ve değersiz olduğunu da biliyor.

Erdoğan, Putin’in gönlünü hoş tutmak istiyor. Bunu bizim görmemiz lazım ve sonuçta Ukrayna’ya gidip lüzumsuz bir şekilde saldırıp tehdit ve korku havası estiren Putin’in kendisidir. Putin, Ukrayna’ya Rusya’nın güvenliğini sağlamak için saldırdığını söylüyor. Ama Ukrayna’nın da kendi güvenliğini sağlaması için NATO ittifakı ile müttefik olmasını neden kendisine tehdit olarak görüyor. NATO zaten Rusya ile sınırdaştır. Bu davranışıyla Rusya Federasyonuna bağlı parçaları da güvensiz bir duruma itmiş oldu.  Sonuçta Ukrayna savaşını kaybedeceği gibi Rusya Federasyonunun vatandaşlarını da gereksiz yere mağdur etti. Rusya kendi güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alma hakkına sahiptir. Bunu düşünürken Ukrayna’nın da güvenliğini düşünmeleri gerektiğini kabul etmeleri gerekir. Sen Ukrayna ile olan sınırların güvenliğini sağlamak istiyorsan kendi sınırların içerisinde istediğin kadar askeri yığınak yapabilirsin. O durumda kimsenin söz söyleme hakkı yoktur. Fakat Ukrayna’yı bir baştan diğer başa yerle bir etmekle kendi güvenliğini tehlikeye soktuğun gibi kendi ülkenin güvenliğini, güvenilirliğini ve itibarını yerle bir ettin. Yalnızca Ukrayna’yı değil. Ayrıca o kadar insanın ölmesine ve kanların akmasına gerek yoktu. Bay Putin Rusya’yı yöneterek güzel bir siyasi ve ekonomik ortam oluşturmuştu. O kazanımları da yerle bir etti. Bana göre bunu yapmamalıydı.

İkinci olarak hangi ülkenin hangi ittifakla birlikte olması gerektiğini o ülke ve içinde olduğu ittifak karar vermelidir. Putin’in böyle bir hakkı yok ve Putin’in kesinlikle söz söyleme hakkı yoktur.

Erdoğan’ın da kendi içişleri ile ilgili böyle bir dayatmaya girme hakkı yoktur. Ayrıca çirkin bir davranıştır. Biliyoruz ki Suriye ortamından ötürü Putin’in elinde Erdoğan’ın aleyhinde kullanabileceği birçok malzeme var. O malzemelerde Bay Erdoğan’ın bizzat Türkiye’nin bütün olanaklarını kullanarak IŞİD örgütünü organize ve koordine edip onları eğitme talimatını vermiş.  Şimdi de kanunsuzca Suriye toprakları içinde terör estiriyor ve orada IŞİD’in elindeki bütün petrolleri alarak karşılığında IŞİD’e eğitim ve silah verdi. Orta Asya devletlerinden beş binden fazla insanı getirip askeri eğitim verdikten sonra IŞİD’in kucağına itti. Bu olayların bilgi ve belgelerini Bay Putin kendisi açıkladı. Rusya pilotunun Türk devleti uçakları tarafından düşürüldükten sonra Bay Erdoğan’a dedi ki; sen benim dediklerimi yap, bende bu bilgileri senin aleyhinde kullanmayayım.

Erdoğan yaptıklarıyla Putin’in elinde oyuncağa dönüştü. Erdoğan çok ileri giderse  ve sonrasında  Erdoğan’a NATO’dan çık denirse, o zaman Erdoğan ne yapacak?

Erdoğan’ın NATO’ya karşı takındığı tavır, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı takındığı tavır kadar yanlıştır. Daha önce Erdoğan zor durumda olan mağdur mültecileri koordineli olarak Avrupa sınırları içerisine sokmadan önce ilan etti. Avrupa sınır kapılarını açarım o zaman ne yapacaksınız, diyerek Avrupa’yı açıkça tehdit etti. Para karşılığında zor durumda olan mültecileri Türkiye topraklarında tutacağını söyledi. Sokak serserilerinin bile söyleyemeyeceği sözleri söylemek devlet adamına yakışmaz ve ciddi bir adama da yakışmaz. Ayrıca ters teper. Avrupa’yı sınır kapılarını açarak tehdit etme olayı, mültecileri Türkiye’de tutma karşılığında açık bir şekilde para isteme olayı ve benzeri olayların hepsi onun aleyhinde kullanılacağı gibi bu olayda bardağı taşıran son damla olabilir. Kendisi de bunu biliyor ve Putin’i memnun etmek için böyle bir yaygara koparıyor. Bunun dışında yaptığının başka bir anlamı ve değeri yoktur.