KOBANÊ KURD ULUSUNUN ÖZELLİKLE DE BENİM KALEMDİR. BÖYLE BİLESİN. İŞGAL ETSEN NE OLUR? SANA MI KALACAK?

0
629

Son yüzyılda olduğu gibi son haftalarda yine Kurdistan topraklarını işgal eden leş kargalarının kuduz itlerinin Kurd ulusuna yönelik şiddet uygulamalarını sürdürüyor olmalarını izlerken ne kadar zor durumda olduğumuzu bize hatırlatıyor. Çözüm için kendi bağımsız devletimizin zorunlu olduğunu bizlere dayatıyorlar. Bunları hepimiz görmeliyiz ve bağımsız Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resmileşmesine odaklanmalıyız.

Bay Erdoğan daha önce IŞİD adıyla İslamist şiddet ve terör örgütünün Kobanê’nin etrafını sardığı süreçte televizyona çıkıp yüzü hiç kızarmadan ve utanmadan ağzından kuduz salyaları akarak; ‘‘Kobanê düştü, düşecek’’ diyordu. Kendisinin oluşturup öne sürdüğü o İslamist terör örgütleriyle işgal edemedi. Kobanê’yi şimdi 80 milyon küsurluk Türkiye’de yaşıyor olan insanların vergi paraları ile bir araya getirdiği gücü gidip, kendi pislik duygularını tatmin etmek için Kobanê’yi işgal etmeye çalışıyor. Sen Kobanê’yi işgal etsen ne olur? Kurdistan’ın büyük bir çoğunluğu zaten senin işgalin altındadır. Kobanê Kurd ulusunun özellikle de benim kalemdir. Böyle bilesin. İşgal etsen ne olur? Sana mı kalacak? Kobanê Kurd ulusunun kalesidir. Ne IŞİD soysuzları, ne de senin gibi ağzı salyalı akan kuduz itleri Kobanê’yi yok edemeyecektir.

Halife Ömer’in Kurdistan topraklarını işgal etmesinden bugüne İslamiyet adına Kurd ulusunu yok etmeye çalışanların hepsi yaratanın gazabına maruz kalmışlardır. Sen de öyle olacaksın, Bay Erdoğan.

Öne çıkardığın maskara sürüsü Süleyman Soylu denen itin devlet adamı olma adabı, ahlakı, anlayışı ve bilinci dahi yok. Kendin gibi züppelerini ve faşist kişilikleri öne çıkararak Kurd ulusunun midesini bulandırabilirsin ama bu ulus öyle bir ulustur ki senin de senin gibilerinin suratına kusmasını çok iyi bilecektir. Bütün dünya da bunu görecektir.

Hepimiz bilmeliyiz ki Bay Erdoğan’ın değişik isimler adı altında oluşturduğu İslamist çete örgütlerinin ve kendisinin de başında olduğu diğer çete örgütleriyle birlikte Kurd ulusunun kazanımlarını yok etmeye yönelik yapıyor olduğu saldırganlıklar Kurd ulusunun hepsine yönelik olduğu gerçeğidir. Bunu sakın göz ardı etmeyelim.

Rojhılat’ta ki, Güney’de ki bir keçimiz, Rojava’da ki bir tosbağamız veya kurbağamız, Kuzey Kurdistan’da ki bir karış toprağımızın hepsinin değeri onların şahsımdan çok daha üstün derecede kıymetlidir.

Kurd’ün yurdunda olan her şey Kurd’e aittir. Bunların isimlerini Türkçeleştirerek bizim ruhlarımızı, bizim zihnimizi ve bizim kimliğimizi de Türkleştiremeyeceksiniz. Sizin ne kadar pislik yaratıklar olduğunuz, sizin yaptığınız uygulamalarla zaten kanıtlanmıştır. Biz artık kafamızı kumun altından çıkardık. Bu yaptıklarımız ile yüz yıldır olduğu gibi artık kurtulamayacaksınız. Bizim soylu halkımızdan ricamız; tamamen bağımsız devlet yapılanmasına odaklanmamızın acil durumda olduğunu hatırlamamızdır. Başka da seçeneğimiz yoktur.

Bir diğer hususu da kısaca söyleyelim, saygıdeğer insanlarımızın fazla zamanlarını almayalım. Üç yüz, beş yüz bin kişilik hakların devletleri varken elli milyonu aşkın Kurd ulusunun devleti niye olmasın. Bunu istemiyorum diyenlerin ruh hastası olduklarını söylemeye gerek var mı? Kuveyt’e bakın. Bir milyona bile ulaşmamış nüfusları var. Diğer Körfez ülkelerine bakın. En çok nüfusu olan bir iki milyon civarındadır. Hepsi de Arap’tır. Onların hepsinin bu kadar devletlere ihtiyacı var mı? Bu ayrı bir olay. Kıbrıs’a bakın. Dokuz yüz bin civarında nüfusu var. Bunun yetmiş-seksen bini Türk’tür. Türkiye’de, kendilerini Türk olarak kabul edenler ayrı fakat esasen Türk olanlar azınlıktadır. Bugünkü Türkiye coğrafyası üzerinde yaşayan insanlar içerisinde kimlikleriyle bilinen Kurdler çoğunluktadır. Bu da bir gerçektir. İran’da da Kurdler çoğunluktadır. Devlet olan İran Mollaların terör rejimi Acemlerin küçük bir zümresi tarafından yönetiliyor. Orada Azeri kardeşlerimiz var. Kendilerini bugün Türkiye’de Türk olarak kabul eden, ne olduğu belirsiz insanlardan farklıdırlar. Azerilerde Kurdler gibi soylu bir tarihi temsil eden halktır. Kendilerini bugün nasıl tanımlıyorlar, orası ayrı ama gerçek budur. Araplar Kurdistan topraklarını 630 yılından itibaren halife Ömer’in kumandasında Kurd ulusunun topraklarını işgal etmişlerdir. Bundan önce bizim topraklarımızda Arap yoktu.

Bizim ulusça bize böyle zulmeden soysuzlarım yapıyor olduklarını görmemezlikten gelmemiz, biz kendimizi düşmana teslim olmak durumuyla karşılaştırmamız gerekiyor. Kendilerini düşmanlara teslim edenlerle aynı safhaya sokmamamız gerekir. Biz soylu tarihe sahip, asil bir ulusuz. Bunu bilmeli ve bunun başka güçler tarafından hiçbir şekilde küçümsenmesine de izin vermemeliyiz. Bütün Kurdistanî siyasi hareketlerin Kurdistan bağımsızlığını sağlama hedefimiz müşterek karar olmalıdır. Ayrı görüşler, ayrı ideolojiler olabilir. Ama Kurd olanın hedefi bağımsız Kürdistan olmalıdır ve bu müşterek gereksinim de bizim anlaşmamız gerekir.

Uzun izahatlardan sonra ulusumuzun tamamına saygılarımı iletiyorum. Biz bunları söylerken şahsımız için kendimiz için bir talepte ve istekte bulunmuyoruz. Ulusumuz için bunlar gereklidir ve biz bunları ihmal etmeyeceğiz.