KARDEŞLİK, SEVGİ EDEBİYATIYLA DUYGU SÖMÜRMEYİN. KURDİSTAN TOPRAKLARINDAN DEFOLUP GİDİN

0
936

Türkiye devletinin yönetim şekli, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi yönetim şekline dönüştü. Bu tespitimizin önemi, Kurd Halkı tarafından dikkatle değerlendirilmesi, Kurd u Kurdistan’ın yararı-çıkarı içindir.
Bu tespiti değerlendirirken, Halk ve ülkemizin geleceğinin yol haritasını, Kurdistan Birleşik Devletleri projesi çerçevesinde hesap değerlendirmesi yapalım.

İzmir’den Hasan Bey kardeşim gibi bazı takipçilerimizin yorum, eleştiri ve önerilerini önemseyerek yanıtlamak gerekiyor.
Kurdistan Birleşik Devletleri projesi, Kurd Halkının kendi topraklarında kendi Devletlerini kurup yönetmek çerçevesidir.
Kendilerini Türk, Arap, Acem veya herhangi bir ırk’ın mensubu olarak görenlerle düşmanlık arayışında değildir bu proje.

Dünya’nın ezilen insanlarının korunmaları gerekir. Biz Kurd’ler Dünya’nın en çok ezilen Halkıyız. Ezilmemizin tek nedeni vardır. Devletimizin olmayışıdır. Topraklarımızı paylaşmışlar. Halkımıza yönelik çirkef zulum ile barbarca sistemli olarak soykırım uyguluyorlar. Bu gerçekleri görmezlikten gelemeyiz.
Halkımızı sömüren, vatanımızı işgal etmiş olan barbarların, topraklarımızdan defolup gitmeleri gerekiyor.
Bize zulum edenlere, bizi aşağılayanlara, bize soykırım uygulamayı kendilerine hak(?) olarak görenlere karşı hoş görünmeye çalışmak, utanç verici bir durumdur. Bunlara kardeş(?) demek, korkakça kendimizi kandırmaktan başka hiçbir şey değildir.

Kendilerini Türk olarak kabul edenlerden aldığım bazı mektuplar var. Biz Kurd’lerle kardeşiz gibi söylemler bana yazarak duygu sömürüsü yapıyorlar. Duygu sömürüsü yapıyorlar diyorum, çünkü hiçbir tanesi de, siz Kurd’ler haklısınız, Türk devleti sizlere zulum ediyor, biz bundan utanç duyuyoruz, biz de Türk olarak size destek olmak istiyoruz gibi ifade kullanmıyorlar. Kardeşlikten söz ederken, Türkiye devletinin Türklük adına Kurd Halkına yönelik zulmunu kınamıyorlar. Ama çok sinsice, Türkiye devletinin sadist ve faşist politikalarını geçiştirmek için bazı Kurd çevrelerinin yanlışlarını kusurlarını öne çıkarıyorlar.

Türkiye devleti, Kurd Halkının topraklarını sahtekarlık, yobazlık oyunlarıyla işgal etmiş. Sinsice ve yobazca oyunlarla işgal etmiş, savaşarak değil. İnsanlarımızın, hayvanlarımızın, dağ, taş, yayla, ağaç, ova, dere, çeşme, şehir, kasaba, köy, yol ne varsa hepsinin adlarını Türkçeleştirmiş. Buna karşı gelenlere “terörist” derken gidin oynaya bakın. Teröristlik, bölücülük sizin ruhunuza hükmeder olmuş.
Ahlaksızlığı, gevezeliği bırakın. Gerçekten insan iseniz, kendi devletinizin zulmune ortak olmayın. Önce insan olmanın değerlerine sahip çıkın, sonra kardeşlik, sevgi, barış gibi kelamları satmaya çalışın.

Türkiye devletinin Kurd Halkına yönelik zulumu, barbarlığı ve faşist uygulamalarına karşı çıkmayan insan kim olursa olsun, dinsiz, imansız, Allah’sız ve de şerefsizdir.
Zihninizde, kalbinizde bu pisliklerle, sırtınızda, Kurd Halkına yönelik barbarlık tarihiyle, bana kardeşlik edebiyatı oyununu yutturmaya kalkmayın.

Kurdistan Birleşik Devletleri resmileşecek. Barışı, kardeşliği istiyorsanız, vatanımızdan, topraklarımızdan, evimizden çıkın, defolup gidin. Ondan sonra iyi komşuluğun şartlarını karşılıklı olarak yerine getirelim.
Kardeşlik edebiyatıyla yalnızca daha fazla maskaralaşıyorsunuz.
Kurdistan Birleşik Devletleri kanunları, insanlara, insani değerleri öğretip, yaşatacak düzeyde olmalıdır. Her bir vatandaşına insani değerler çerçevesinde çıkmalıdır.

Türklük adına topraklarımıza, fahişeliği, ayyaşlığı, hırsızlığı, talanı, barbarlığı, fitneciliği ve yıkımı getirdiniz. Alın bu pislik kültürünüzü de defolup gidin. Kurd Devleti çatısı altında uygar ve insani değerlere saygılı yaşamak isteyenlere elbette kardeş diyeceğiz.

10-07-2018

Saygılarımla, Hüseyin Baybaşin