AMERİKA GELİP KURDİSTAN TOPRAKLARINDA BİR SİYASİ PARTİ KURUP KURD HALKININ KAZANMASI İÇİN MÜCADELE Mİ EDECEK?

0
817

Kurd silahlı güçlerini bir araya getirerek, birlikte hareket etmelerini sağlamak için Amerika otuz yıldır bu çalışmayı yapıyor. Daha önce bir yazımızda demiştik; bizim nerede durduğumuz önemlidir. Bizim istikrarlı bir birlikteliği ve stratejiyi belirlememiz hususundaki yetersizliğimizi izah etmiştik. Ondan ötürü Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resmileşmesi için çalışmalar yürütecek hükümet kuruluşunun ilanı gerekli bir inisiyatif ve planlı bir projeydi. Bunun dikkate alınması lazım. Diğer siyasi hareketlerin hepsinin de en azından Kurdistan topraklarının hepsinin Kurd halkının da tamamının birlikte yaşaması esas hedef olması gerektiğini belirtmeleri ve bu çerçevede destek olabilecek güçlerle anlaşmalar lazım. Bugün anlaşma için adım atmazlarsa da en azından birlikte hareket etmeyi başarabilmelidirler.

Birkaç gün birkaç soydaşımız; ‘‘Amerika isterse Suriye rejimi bir günde biter, Kurdistan bağımsız olur demişti’’ demişti. Doğrudur, ama onu niye yapsın yerine ne koysun? Amerika isterse sorusunun detaylarını bilmek gerekiyor.

Otuz yıldır Kurd siyasi hareketlerimizin birlikte hareket etmelerini sağlayamıyoruz. Amerika gelip Kurdistan topraklarında bir siyasi parti kurup Kurd halkının kazanması için mücadele mi edecek?

Birbirimizi suçlayarak ve halen işgal güçleriyle işbirliği çerçevesinde kurtuluşu arayacak zafiyeti de aşamayarak nasıl bir anlaşma sağlayacaklarını da düşünmek lazım. Bizim işgalcilerden kurtulmamız için bize bir güç ve olanak lazım. Onları sağlayabilecek çevrelerle anlaşmalar yapabilmeniz lazım. Kurd siyasiler çevreler kendi aralarında istikrarlı bir strateji belirleyemiyorlarsa başkaları da güvenmez. Amerika bir Kurd siyasi hareketini destekleyip diğer Kurd siyasi hareketini incitmeyi istemez, onların işi de değil.

Amerika’nın çalışma yöntemlerini iyi bilmek gerekir. Bazen açıklamalar görüyoruz, ne dediklerini bilmiyorlar. Bizim görmediğimiz ve bilmediğimiz bir birçok yöntemler var. Kurd halkı için Amerika’nın da, İsrail’in de ve Avrupa Birliği’nin de beklentileri bizim istikrarlı bir strateji belirlememiz ve birlikte hareket etmeyi hazmedebilmemizdir. Biz bunu yapamadıktan sonra kimse bizim yerimize gelip adım atamaz. Kurdistan Birleşik Devletleri hükümet inisiyatifini oluşturmamızın da temelinde bu vardır. Halkımız için bir alternatif var.

Dünyada görsün ki; Güney Kurdistan’da ki referandumda halkımızın %95’in üzerinde bağımsızlık istiyor böyle bir kurumumuz da var. Kurd halkı bilgisiz, bilinçsiz ve vizyonsuz değildir. Şimdiye kadar böyle gelmiş bundan sonra böyle gidecek mantığı da yanlıştır. Biz bağımsız devletimizi resmileştireceğiz. Bütün Kurdistanî siyasi hareketler karşı da çıksalar, biz bu işi başaracağız. Daha kolay olması için Kurdler arasında çatışmaların bitmesi için bu gerçeği görmeleri ve buna göre davranmalarında yarar var.

Herkesin hatırlamasını isterim ki; Otuz yıl önce Amerika Birleşik Devletleri, İrlanda’nın başkenti Dublin’de yine YNK ve KDP yöneticilerini bir araya getirip barışmalarını sağlamaya çalıştı. Ben toplantıya katılan birkaç şahsiyetten duydum. Amerika net olarak diyor ki;  ‘‘biz size yardımcı olmaya çalışıyoruz, siz niye birbirinizle uğraşmak yerine birlikte hareket etmeyi düşünmüyorsunuz? Neden istemiyorsunuz?  Neden hazmedemiyorsunuz? Sizin için tek bir yol var. Birlikte hareket edin ve Birleşmiş Milletlere bağımsız devletiniz için müracaat edin. Biz de sizi destekleyelim.’’

Otuz yıl önce bunu dediler. Biz hala bunu başaramadık ve sağlayamadık. Bugün bile Amerika’nın yetkilileri KDP ve YNK’nin birlikte hareket etmeleri için çalışmaya devam edeceğiz, diyorlar. Sağ olsunlar ama biz neden biz kendi kendimize düşmanımız? Bunu görmemiz ve gidermemiz gerekir.

Sık sık ifade ediyoruz. Bizi bize düşman etmişler. Bizim bundan haberimiz yok. Biz bunun farkında bile değiliz ya da bunu aşacak bir yetenek kararlılık gösteremiyoruz. Belki de değerli soydaşlarımızdan ve yandaşlarımız bu hususa dikkat etmelidirler. En azından sorunumuzu bilmezsek çözüm üretmekte de yetersiz kalırız. Aynı insan vücudundaki hastalık gibi hastalığı doğru dürüst hekim aracılığıyla tespit edemezsek; o hastalığı tedavi etmemiz de mümkün olmaz. Bu çerçevede bakmalıyız.