İŞGALCİ GÜÇLERİN KURDİSTAN’DA KALMALARINI MEŞRU GÖRMEYİ DÜŞÜNMEK BİLE KURDİSTAN HALKINA HAKARETTİR

0
419

Kürd halkı adına siyaset yapıyor olmanın iddiasıyla çalışmalar yapılırken siyasi grupları ve siyasi partileri siyasi aşiretçiliğe dönüştürmemek gerekir.  Siyasi parti ve grupların siyasi aşiret yapısına dönüştürürsek Kurd û Kurdistan davasına ve Kurdistan devrimine yararlı olamayız. İşgalcilerin amacına hizmet etmiş oluruz. İşgalcilerin amacına hizmet etmenin ötesinde Kürd davasına ve Kurdistan davasına, Kürd halkının davası için müşterek hareket etmesinin önüne bir set çekmiş, oluruz. İşgalcilerin istediği gibi işgalci güçlerin Kurdistan’da kalmalarını meşru görmeyi düşünmek bile Kurdistan halkına hakarettir. Yani siyasi aşiretçiliğe yoğunlaşmak ve işgalcilerin kalıcı kılmayı meşru göstermeye çalışmak, bırakın çalışmayı düşüncesi bile Kürd halkına hakarettir. Bunlara dikkat edilmesi gerekir.

Kurdistan işgalcilerinin Kurdistan’da egemenliklerini sürdürmek istemek, kabul ettirmenin çalışmalarının içinde yer almak ve benzeri çalışmaların hepsi Kurdistan’a karşı ihanet suçudur. Yüzyıllık mücadelenin verdiği deneyimlerle bunları görmüş olmamız gerekir. Bu hususların Kurdistan sosyologları tarafından tartışılmasını teşvik etmeliyiz. Yani bu hususları halkımızın önünde gerekli platformlarda tartışmaya açmalıyız ki, halkımız bu değerlendirmeleri yapabilsin. Ama bir parti; ‘‘bizim dediğimiz olsun, bizden olanlar bizimdir, bizden olmayanlar ne derse desin bizi ilgilendirmiyor’’ anlayışıyla hareket edeceklerin de siyasi aşiretçilik yapmış olurlar. Buna işaret etmek istiyorum. Bu yazımda.

Kürd halkının davasının bağımsızlığa kilitlenmesi gerektiğini tartışmaya açmamız gerekir. Kürd halkının bilgilenmesine önemli katkı sunmuş oluruz. Ayrı ayrı siyasi parti ve grupların çalışmaları elbette ki olabilir.Elli milyonluk nüfusa sahip Kürd halkı farklı siyasi çizgi görüşüyle partileşebilmelidirler. Ancak Kurdistan halkı adına hangi siyasi çizgi izlenerek çalışmalar yaparsak yapalım, Kurdistan topraklarının tamamını birleştirmek, Kurdistanlıların hepsinin bağımsız devlet çatısı altında yaşamalarını sağlamayı başarmak tek hedef olarak kabul etmeliyiz. Önümüze koymamız gereken hedef bağımsızlık olmalıdır. Kürd halkının, Kurdistan işgalcilerine egemenliği altında yaşamalarının düşüncesi bile son bulmalıdır.

İşgalcilerle aynı devlet çatısı altında veya koalisyon gibi bir statü veya benzeri yapılanma arayışı da artık modası geçmiş bir düşüncedir. Yüz yıldır Kürd halkı adına bunlar denendi. Bizlerde denendik. Biz Kürdler bu amaç için milyonlarca şehit verdik, bir o kadarımızda sakat kaldık. Bir o kadar da demeliyiz ki insanlarımız zindanlarda yaşamlarından heba ettiler. Biz Kürdler artık işgalci barbarlarla birlikte birlik ve beraberlik maskaralığı ile kendimizi aldatmayacağız. Oyalanmayacağız da. Uluslararası siyasi ve hukuki düzenleme, kanun ve kuralları her millet gibi, her ulus gibi ve her halk gibi biz Kürdlere de kendi welatımızda kendimizi yöneterek yaşamak hakkını belirlemiştir. Bilmeyenler için www.usk.gov.com internet sitemize bakmalarını rica ediyoruz. Bu internet sitesi Kurdistan Birleşik Devletleri hükümetinin resmi sitesidir. Sitemizde Birleşmiş Milletler kurumuna müracaat talebimizin dosyası bu siyasi ve hukuki hakları detaylarıyla izah ediyor. Lütfedip okuyalım.

Saygılarımla, Hisên Baybaş