Bİ NAVÊ XWEDAN ,XEBAT Jİ BONA YEKÎTÎYA DEWLETÊN KURDİSTAN

0
280

Türkiye devlet yönetiminde olan güç grubu ve o güç grubundan rant sağlayanlar, kendileri dışındakilere yapılan baskı ve zulmü görmezlikten gelmeye alışmışlar. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın söylemi, Türk atasözünün emrettiği gibi davranıyorlar. Devlet yönetimi, başka bir güç grubunun kontrolüne geçince de daha önceki güç grubu ve kendilerine bağlı olanlar ezilince bu çarpık durumu düzeltmeye yönelmiyorlar. Yeniden devlet yönetimini ele geçirip kendilerinden olmayanları ezmenin mücadelesini veriyorlar. Ataları; bana dokunmayan yılan bin yaşasın, demişler ya. Ataları da her kimse…  Bazıları Bozkurt diyorlar ki, o da uydurma Tarkan hikâyesidir. Çeşitli ırklardan yeni ve köksüz bir ırk yaratmaya çalışmanın sıkıntılarını çekiyorlar. Bunu da bir türlü fark edemiyorlar ya da işlerine gelmiyor. Yani doğruyu fark etmek, kabul etmek ve kim olduklarını kabul etmek işlerine gelmiyor. Hâlbuki her ırk grubu kendi ırksal kimliğini korumak hakkına sahip olsaydı, Türkiye devlet yapısı da bu kadar laçkalaşmazdı. Yani Türkmen Türkmenliğini, Tatar Tatarlığını, Gürcü Gürcülüğünü, Kürdler Kürdlüğünü koruyarak birleşik bir devlet yapılanmasıyla kucaklayıcı gerçek bir devlet yapılanması oluşabilirdi. Anadolu Birleşik Devletleri gibi.

Osmanlı’yı ortadan kaldıran işgalciler ve onların şartları alelacele sınırlar çizip o anlık boşluğu doldurmak için devletler kurmuşlar. Dolayısıyla Ortadoğu’da uygar devlet düzeni sağlanamıyor. Biz Kürdler gerçek tarihi bilgileri öğrenip bugüne nasıl gelindiğini görmeli ve anlamalıyız. Kurd ve Kurdistan welatımızın sahibi olduğumuzu, kendi halkımızın kendi welatımızı yönetmek hakkına sahip olduğumuzu kabul ederek,  Kurdistan topraklarının tamamını bağımsız Kurdistan Birleşik Devletleri çatısı altında resmileştirip, Kurdistanlı ulus olarak güven, refah, barış içinde ve de bir arada yaşamayı başarmak için çalışmak zorunda olduğumuzu kabul etmeliyiz. Buna inanmak başarının yarısını kapsar. Yani yapmamız gerektiğini ve yapabileceğimize inanırsak yarısını başarmış oluruz. Diğer yarısını da başarmak için çalışacağız. Ulusça welatımızın bağımsızlığı için yapacağımız çalışmalar her birimizin ayrı ayrı bir ev edinmek için yaptığımız çalışmalardan biraz fazla olur. Yani bu kadar fazla zorda olmaz. Hepimiz bir ev edinmek için ne kadar çabalıyoruz. Welatımızın yönetimini kendi halkımızın emrine vermek için yapacağımız çalışmalar bir ev edilmekten biraz fazla olur. Onu da yapmak zorundayız.

Em bawer bikin û bixebitin, e wê çêbe.Bimînin xêr û xweşîyê da

Saygılarımla, Hisên Baybaş