FAŞİST DEVLETİN BARBARCA UYGULAMALARINI AÇLIK GREVLERİ İLE PROTESTO EDİYOR OLAN KARDEŞLERİME

0
166

Türkiye zindanlarında esir tutuluyor olan kahraman soydaşlarımız, barbar işgal devleti tarafından sistemli olarak işkencelerle, sağlıksız yaşamak zorunda bırakılarak daha da olmadı, bilinçli olarak katlederek etkisizleştiriyorlar.

Asil ve kahraman soydaşlarımızın açlık grevlerine zorlanmaları da bu uygulamanın bir parçasıdır. Barbar ve faşist işgal devleti zaten hepimizi imha etmeyi hedefliyor. Açlık grevleri ile sağlıksızlaşmanız, faşist devlet yönetimi için, sizleri imha etmek için kullanacağı ve memnun olacağı bir durumdur. Çünkü karşınızda uygar bir devlet yoktur.  Dünyanın sözde İnsan Hakları Örgütleri veya Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar da, kendi sahiplerine hizmet ediyorlar. Lütfen, sağlıklı kalmak için mücadele edin. Sağlıklı ve kendi görüşleriniz çerçevesinde üretkenliğe yoğunlaşın. Yeteneklerinizi ve cengâverliğinizi üretkenliğe dönüştürün. Kendinizi imha etmeniz, size ve ideallerinize değil barbar ve faşist devlete yararlı oluyor.

Hollanda’nın beni tecrit ettiği 1998-1999 ve 2000 yıllarında 15- 21 gün gibi sürelerle açlık grevi yaptım.  Avukatlarım, Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu gibi kurumlarla görüştüler. Hepsinin yanıtı aynı idi; ‘‘Biz, bu durumu biliyoruz. Hüseyin Baybaşin’e yapılanlardan rahatsızız. Ama müdahale edersek eğer, Hollanda Devleti bize verdiği ödenekleri keser.’’ Bu tür uluslararası insan hakları savunucuları gibi görünen kurumların gerçek yüzü budur.

Tekrarla, zindanlarda açlık grevi yoluyla faşist Türkiye devletinin zulmünü protesto ediyor olanlarımız bedensel, fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı ve güçlü olup yenmek için üretken olmalıyız. Açlık grevleri ile kendimize ve yakınlarımıza olduğu gibi, davamızı da zarar veriyoruz.

Yürekten Saygılarımla, Hisên Baybas