BİZ KÜRDLER TAMAMEN KURDİSTAN BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NİN RESMİLEŞMESİNE ODAKLANMIŞIZ VE BUNDAN SONRAKİ YAŞAMIMIZDA BUNUN İÇİN OLACAKTIR

0
182

I.Dünya Savaşının bitimi ile 1923 yılında İsviçre’nin Lozan kentinde Kurdistan’ın tamamen ilhak edilmiş olması haritadan silinmiş olmasından bugüne Kurdistan’da işgalci olan barbarlar sürekli olarak Kürd halkına soykırım uygulamayı yürütürken zulüm ve baskı dayatmasını da paralelinde sürdürdüler. Şimdi bu barbar işgalcilerin hepsi ayrı ayrı kendilerine göre Kürdleri ve Kürdlüğü  bir çerçeveye oturtmaya çalışıyor ama Kurdistan’ın varlığını unutuyorlar. Bunun net olarak görülmesi lazım. Yüz yıllık Kurtuluş mücadelesi bize öğretti ki bizim için yalnızca ve yalnızca bağımsızlık çözümdür ve bu gerekiyor.  Yani bizim Kurdistan  Birleşik Devletleri’ni resmileştirmemiz gerekiyor. Yüz yıllık deneyim bize bunu gösterdi ,bize bunu  öğretti ve biz bunu başarmak zorundayız.  Şimdi Kuzey Kurdistan’da yani Türkiye’de yeni siyasi partilerin oluştuğunu ve bu siyasi partilerin Kürdlüğü yine kendilerine malzeme yaptıklarını görüyoruz.  Enteresan olan yönü bütün bu Kürdlüğü kullanmaya çalışan ve bir şekilde Kürdlere, Kürdlüğün sorununa  ve Türkiye’nin Kürd sorununa değinenlerin hepsi sağ partilerdir. CHP ve ona benzer diğer kendilerini sol olarak gösteren partilerin hepsi Kürdlüğü unutuyorlar.  Bizim soydaşlarımız da Kürdlüğü yok etmeye çalışan temeli atanın CHP olduğunu unutmamalıdırlar.  Kürdlere,  Kürdlüğü öğretemezsiniz. Bütün siyasi partiler bunu bilsinler. Buna HDP’de dahil. Çünkü HDP ve diğer Kurdistani olduğunu iddia eden siyasi partilerin hiçbiri yokken  Kürdlük vardı,Kürd halkı vardı. Türkiye yokken, Osmanlı İmparatorluğu yokken Kürdlük ve Kurdistan vardı. Bunun hatırlanması gerekir. Şimdi Türkiye’de yeni oluşan siyasi partiler eğer Türkiye’de Kürt sorununu çözmek istiyorlarsa söylemeleri gereken şudur;  ‘‘Yüz yıldır biz Kürd halkına kardeş diyerek onları yok etmeye çalıştık. Zulüm ettik ve onların tüm insani haklarını inkâr ettik. Ama Kürdlerle bir arada eşit haklara sahip olarak yaşamayı hiçbir zaman güncellemedik, bunu hiçbir zaman değerlendirmedik ve bu konuda hiçbir zaman samimi olmadık.’’ demelidirler.  İkincisi;  ‘‘Madem  Kürd kardeşlerimizle insani değerler çerçevesinde kardeşliği pekiştiremedik ve şimdi haklı olarak Kürd kardeşlerimiz  bizden ayrılmak istiyorlarsa biz Kürd halkıyla Kürdlerle birbirimizden ayrılmayı, Kürdlerin kendi devletlerini kurmayı konuşabilmeliyiz.Kürdler,  kendi devletlerini kurmak istiyorlarsa biz onlarla eşit şartlar altında yaşamayı sağlayamamışsak ve Kürd kardeşlerimiz bugün bizden ayrı kendi bağımsız devletlerini kurmak istiyorlarsa bu onların hakkıdır. Biz bunları Kürdlerle konuşacağız.’’  diyecekleri  zaman, bunu tüzüklerine işleyecekleri zaman Kürd halkının kendi tercihlerine kendi haklarını belirleme konusunda insiyatif sahibi olduklarına anlayışla karşılarlarsa, bunu kabul ediyoruz derlerse, bunu konuşmaya hazırız derlerse, bunu tüzüğüne alacak herhangi bir Türkiye siyasi partisi, Kürd halkı tarafından değerlendirilmelidir.  Yani görülmelidir. Tamam, madem siz Kurdistan halkının  Kurdistan’ı yönetmesini tercih hakkı olarak görüyorsunuz. O zaman biz de deriz ki; ‘‘Biz,sizinle konuşuruz, Kurdistan’dan  nasıl çıkacağınızın detaylarını da masa başında yazarız,çizeriz, anlaşma altına alırız ve bu şekilde birbirimizden kurtuluruz’’ deriz.  Bu çerçevede bizler o zaman sizin iyi  niyetinizi anlayabiliriz ve değerlendirebiliriz.  Onun dışında bizim için CHP,AKP ya da yeni partilerin hepsi ha ak köpek ha kara köpek fark etmezler. Yani bizi kandırmaya çalışmayın. Boşu boşuna enerjinizi zamanınızı tüketmiş olursunuz. Biz Kürdler tamamen Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resmileşmesine odaklanmışız ve bundan sonraki yaşamınızda bunun için olacaktır.

Saygılarımla, Hisên Baybas