MUSTAFAYI ALKIŞLIYORUZ…

0
96

Kürdün üstün ayrıcalıklı özelliklerini duruşuyla ve Özgürlük Yıldızları adlı kitabıyla Kurd u Kurdistan davasının Kurtuluş mücadelesinin tarihine kazandırdığı için kendisine saygı ile teşekkür etmek için mektup ve kartlar gönderelim. Mustafa Perişan’ın yazmış olduğu Özgürlük Yıldızları adlı kitapta beni en çok etkileyen husus, Mustafa olayları olduğu gibi okuyucuya sunarken kendi sıkıntılarına hiç değinmeden kendisini öne çıkarmadan 27 yıldır hapishanede geçirdiği işkenceleri ve açlık grevlerini anlatmamış bile. Hiçbir şikâyeti olmadığı gibi hiçbir şahsi isteğinin de olmamasıdır, beni en çok etkileyen. Mustafa, bütün sorunlara içinde bulunduğu ağır koşullara rağmen Kürd karakterinin üstün ayrıcalıklı özelliklerini kitabın içeriğinin her bölümüne yansıtmış. 27 yıllık esaret sürecinden hiç etkilenmemiş. Olumlu veya olumsuz yönleriyle hapishaneden hiç bahsetmemiş. Yazısında son 27 yıllık yaşamında Lice ve çevresinden hiç çıkmamış olduğunu düşünmeye yönelirsiniz bu kitabı okurken. Mustafa 27 yıldır Licê’yi kendisine merkez seçmiş ve Kurdistan’da yaşam düzenini nakış gibi örmüş. Kürdün acısını, sancısını, cefasını, fedakarlığını ve de eksikliklerini piramit gibi dikmiş. Yani hayret edersiniz ki 27 yıldır bu kadar zulüm altında yaşamış olan bir Kürd şahsiyetin bunlardan hiç bahsetmemiş olması ama kendi çocukluğunda ve yaşamında olayları Kurd u Kurdistan davasını gözler önüne sermek için değerlendirmiş. Ne mutlu sana Mustafa!  Mustafa bu duruş ve atılımıyla insani değerlerin en yüksek seviyesini Kürdün soylu tarihinin asil sembolünün Özgürlük Yıldızı adlı kitap ile her zaman var olacağını kanıtlamış. Kürdlüğün dününü yaşadıklarıyla, bugününü duruşuyla bize hediye etmiş olan sevgili Mustafa, Kürdlüğün geleceği ile ilgilenmeyi de evlerinde ve iş yerlerinde olup halen kalan zamanlarını da dedikodu, fitne, fesat, fırsatçılık ve başkalarının emeklerini çalmakla geçirip kendilerinden başka herkesi suçlu görmeyi ve her şeyden şikâyetçi olmayı marifet kabul ederek basit ucuz hesaplarla yaşayanlara büyük ders olması için yazdığımı düşünürsünüz. Ben bu tarzda değerlendiriyorum. Kürdlüğün dramını ve geleceğini kendileri için çıkar malzemesi olarak kullanan kendilerini sözde aydın olarak tanıtmış Kürd şahsiyetlere de Mustafa kardeşimiz bu eseriyle güzel bir tokat olmuştur suratlarına.  Yani Avrupa’da veya Kurdistan topraklarında Kürdçülük yaptıklarını Kürd halkının hakları için mücadele ettiklerini öne sürerek özde sadece kendileri için çalışan kendini beğenmiş sözde aydın bozuntuları veya siyasi karakter olduğunu iddia eden bazı fırsatçı kişilikler Mustafa’nın yazdığı kitabı okuyup biraz sıkılmaları gerekir. Özellikle Avrupa’da Kürdlüğün acısıyla Kürdlüğün beklentileriyle kendilerine geçim kaynağı oluşturmuşlar. Ama Kürdlüğün ‘K’ si  ile bağları ve ilgileri yok. Halkla bağları yok, sorunlarla ilişkileri yok ve on binlerce Kurdistan Kurtuluş mücadelesinden ötürü zindanlarda hapiste yatan insanların durumundan, konumundan, ve sıkıntılarından haberleri yok.  Öyle bir ilgileri de yok, öyle bir merakları da yok.  Mustafa her Kürdün kurtuluşu için mücadele vermiş yalnız kendi şahsı çalışma yapıp para kazanmanın peşinde düşmemiş. Bu yönüyle de bu insanlara bu kitap çok müthiş bir Kürd tokatıdır. Mustafa kardeşimiz onun gibi değerlerimizde bizim gibi bağımsız Kürdistan Devleti’nin görmenin inancı ile yaşıyor.  Yaşamımızı güçle anlamlandıran kaynak budur. O zavallılar belki bunun farkında değiller. Demektir ki Kurdistan Birleşik Devletleri’ni resmileştirmek işimizdir. Bu amaç için yaşamak ölümsüzlüktür. Kendi varlıklarını sürdürmek amacıyla Kürdlüğü kendilerine malzeme yapmış olup yaşadıklarını sananlar aslında hiç yaşamamışlardır. Kürdlük adına yaşanmış olan kahramanlarımızdan biri de Mustafa’dır. Kürdlüğü öz değerleri ile yaşayanlar Mustafa’larımızıdırlar.

Her Biji Mustafa!

Saygılarımla, Hisên Baybas