KÜRDÇÜ OLAN SOYDAŞLARIMA SAYGILARIMLA

0
226

Bazen ilişki içinde olduğum şahsiyetlerle araya mesafe koyarım. Bu kişilerin benimle ve çalışmalarımla ilişkilerini gözden geçirmelerine yardımcı olur ve yararlı görüyorum. Aynı durum benim için de geçerlidir. Benim için de şahısları doğru olarak tanıyabilmeme yarıyor.  Yalancı, çıkarcı, riyakâr, nankör ve yalnızca kendisini düşünen kişiliklere selam vermekten bile rahatsız olurum. Maalesef böylesi kişiliklerde az değil.  Barbarca uygulamalara maruz kalmanın sendromudur, demeliyiz.  Kendini beğenmiş kibirli kişilikleri de zavallı olarak görürüm. Aynı işgalcilerin barbarca zulümlerine biz de maruz kaldık. Demek ki kişiler kendilerini koruyabilmesini bilmelidirler. Kendilerini koruyamayan zavallılara da elbette ki üzülürüm. Benimle yalnızca menfaat için ilişki kuranları kendimden uzak tutmayı tercih ederim. Kürd olup Kürlüğe hizmet etmeyen, Kürdçü olmayanlar aynaya bakarken gözlerinin içine bakıp kendilerini sorgulayıp sorgulamadıklarını merak ederim. Kurdistan’da işgalci olup Kürd halkına yönelik sistemli olarak barbarca zulmedenlerin yanında yer alan ve Kürdlerin yok olması için çalışan insanların gece nasıl uyuyabildiklerini, kendi annesinin, babasının, eşinin ve çocuklarının yüzüne bakarken utanıp utanmadıklarını da merak ederim.  Birde kursaklarında emeklerim olan bazı yakınlarımın ben hapishanede rehin tutulduğundan beri bana iftiralarla, yalan dedikodularla ve ucuz hesaplarla saldırarak mutluluk buluyorlar mı acaba, diye de merak ederim. Belki de çok meraklıyım da değil mi? Kendilerinde olan, ona ait paramız gibi maddi değerleri geri vermemek için bir sürü maskaralık yapan bu sülük bozuntularına gerçekten nereye koyacağımı onlara nasıl bir ad vereceğimi, kendim de bulamıyorum. Her an kapılarını çalıp;  ver bakalım bana ait olanı diyebilecek ve alabilecek durumda olduğum halde bunu yapmıyorum. Onların ne kadar küçüldüklerinin muhasebesini yapmamak için onları aramıyorum bile. Ama insanların çirkef yüzlerini açığa çıkarmaya yarıyor, benim bu davranışım. En önemlisi de bu davranışlarım erdemli şahsiyetleri daha iyi görebilmeme ve tanıyabilmeme yararlı oluyor.  Kendilerine hiçbir zaman, hiçbir yararım olmadığı halde bana karşı her türlü fedakârlığı yapmaktan mutluluk duyan yakınlarım ve tanıdıklarımın varlığı bana müthiş bir zevk veriyor. Demek ki insanlar kendilerini taşıyabildi mi, hal ve hareketlerini kontrol edebildiler mi benim onlara bir hizmetimin olup olmaması hiçbir şeyi değiştirmiyor. Kişilikli insanlar gibi davranıyorlar. Kişiliksiz insanlara da onlara ne kadar iyilik yaparsanız yapın kişiliksiz davranışlarında ısrarcı oluyorlar. Yaşamım boyunca yoğun çalışmalar yaptım. Çeşitli işler yaptım. Kimsenin emeğinde ve hakkında gözüm olmadı. Kendime ait olanı paylaşmaktan gurur duydum. Son yıllarda çok yazıyor ve okuyorum. Şiirler bile yazıyorum, düşünebiliyor musunuz? Resimler yapıyorum, bazıları resimlerime para bile veriyor. Güler misin, ağlar mısın?  Her neyse. Başkalarının benim yaptıklarım ve yazıp çizdiklerimi beğenip beğenmedikleri ile de ilgilenmiyorum. Doğru olanı yaptığıma inanmak bana yetiyor. Yaşıyorken yapmak istediğim tek bir iş kalmış. Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resimleşmesini başarmak. Dünyada ve yaşamımda yapmak istediğim son iştir. Kalmış olan yaşam sürecim de tek isteğim ve hedefim budur. Saygıdeğer takipçilerimin ve okuyucu soydaşlarımızın affına sığınarak arada bir de üşüyorum. Tekrarla anlayışınızı dilerim.

Saygılarımla, Hisên Baybas