BİR YEĞENİM VAR ADI: ÇAĞDAŞ

0
328

1995 yılında ben Hollanda’ da rehin alındıktan sonra özellikle kardeşlerim ve bazı yakınlarım yollarını şaşırdılar. Kendileri için böylesi uygunsa her şey gönüllerince olsun. Ama aynı zamanda hadlerini ve terbiyelerini bilmelerinde yarar var. Lafa gelince mangalda kül bırakmayan zihniyeti bozuk kardeşlerim ve bazı yakınlarım bir Çağdaş yeğenime yol gösterip sahip çıkabilecek marifete sahip olmadıklarını kanıtladılar. Çağdaş yeğenimin bazı kusurlu davranışların içerisine sürüklenmesine çanak tutanlarda sağ olsunlar. 25 yıldır yabancı ülkede rehin olarak yaşıyorsam, duymadığımı ve bilmediğimi sanmasınlar. Çağdaş’ımın yaşamına pislik burnunuzu sokmaktan vazgeçin. Onu tahrik edip alevlendirmekten utanmıyor olabilirsiniz. Çağdaş benim evladımdır. Ona yapacağınız, ona söyleyeceğiniz her şeyin cevabını benden alırsınız. Benim midemi bulandırıp suratınıza kusturmak istiyorsanız, siz bilirsiniz. Kendi istediğiniz gibi istiyorsanız; böylesi terbiyesizliklerden vazgeçmek zorundasınız. Bu pisliklerinizi benim kapıma taşımayın. Ataköy’de bir mülkümün gelirini Çağdaş yeğenimin kızına ve annesine bırakmışım. Bu size niye batıyor. Şimdi ben, bu delikanlının saygın bir toplum adamı olması için uğraşıyorum. Çağdaş kendi hatalarını ve kusurlarını görebilmiş ve cemiyetin saygın bir şahsiyeti olmaya karar vermiş. Hatalardan ve kusurlardan uzak duruyor. Sorumlu ve kişilikli davranışlarını koruyor. Siz bu delikanlıyı tahrik edip kendisini zorla istemediği adımları atmaya zorluyorsunuz. Aslında hiçbiriniz Çağdaş’ın tırnağı kadar bile değerli değilsiniz. Sizler Çağdaş’ın tuvalete her gün bıraktıkları değerinde bile değilsiniz. Böyle olmasa terbiyenizi bilirdiniz. Terbiyesizce Çağdaş’a saldırmak size hiçbir şey kazandırmayacak. Ben Çağdaş’a güveniyor ve sahip çıkıyorum. Bir daha Çağdaş’a yönelik tek bir sözünüz bile suratınıza kusmam için yeterlidir. Şimdi ben size söylüyorum ; Hadi bakalım, bir daha Çağdaş’a sataşın. Net olarak size söyleyeyim, ahlaksızlığı ve terbiyesizliği bırakın. Tercih sizindir.

Saygılarımla, Hisên Baybas