12 EYLÜL MASKARALIĞI

0
65

Türkiye’de 12 Eylül 1980 tarihinde yapılmış olan askeri darbeyi dört beş generalin işi ve yanlışı gibi göstermek gerçekçi olmaz. Türkiye kuruluş tarihi olan 1923 yılından itibaren 12 Eylül yöntemiyle yönetiliyor. 12 Eylül öncesini yaşayanlardanım. Bir avuç, çapulcu, hırsız karaborsacı ve halkın kanıyla beslenen kişilerin yönettiği Türkiye vardı. Kuruluşundan beri yönetim aynıydı. 12 Eylül, o bir avuç çetenin konumunu değiştirdi o kadar. Kısa bir süre sonra Demirel ve çetesi ‘Nerde kalmıştık’ diyerek eskisinden beter uygulamalarla eski yerlerini ve konumlarını aldılar. Erdoğanlı çete, tek parti dönemini aşan zulüm ve kan emici yapıya dönüştü. Demirel ve 12 Eylül dönemin soygunculuk uygulamalarından binlerce kat fazlası Erdoğan çetesince yapıldığını görüyoruz. Hırsızlık, devleti soymak ve ayrımcılık gibi uygulamaların hesabı bile sorulamıyor. Suç işleyenler diye bir kavram kalmadı. Devlet, suç işleme devletine dönüştü. Devlet yönetimi, Erdoğan suç örgütü devleti yönetimine dönüştü. Kürd düşmanlığı ise kalıcı resmi devlet politikası oluverdi. Adalet, kalkınma ve demokratikleşme vaadiyle kurulan Ak Parti’ye destek veren özellikle ilk kurucuların şimdi gelinen noktada Erdoğan çetesine karşı boyun eğmiş olup sessiz duranlar da Erdoğan ve çetesi kadar günahkârdırlar. Erdoğan çetesi gibi soyguncu zulümkâr ve Kürd düşmanı olanların (İran Şahı, Saddam ve Demirel gibi) sonları nasıl berbat olduysa, Erdoğan ve çetesinin sonu da beter olacaktır. Dünyanın tarihi, benzer örneklere doludur. Türkiye halkı kendilerine uygun devlet yönetimini oluşturmak için sorumludurlar. Biz Kürdler, kendi geleceğimizi Kurdistan Birleşik Devletleri çatısı altında organize etmenin yoluna girmiş durumdayız. Biz Kürdler için Mustafa Kemal’in, İsmet İnönü’nün tek parti dönemi, Demirel, Erdoğan ve diğerlerinin barbarca yönetimlerinin arasında bir fark yoktur. 12 Eylül de o yönetimlerden farksızdır. Hem biz Kürdler hem de Türkiye’de kendini Türk kabul edenler için gerçek bir devlet yönetimi yapısını oluşturmaya çalışan merhum Turgut Özal’dır. Diğerleri bizim için ak köpek ile kara köpek arasındaki fark kadar farklıdırlar. Türklerin 12 Eylül maskaralığına aldanmamaları lazım. Her Kürdün Kürdçülüğe odaklanması ve geleceklerini Kurdistan’ın tamamının bağımsız bir devlet çatısı altında resmileşmesini sağlamaya çalışmak olmalıdır.  Her Kürd’ün görevi bu olmalıdır.

Roj xweş

Saygılarımla, Hisên Baybas