ALKOLİZM DEVLETİ

0
241

Bugün Kürt ve Kürdistan adına siyaset yaptığını iddia eden bütün parti, kurum, kuruluş ve şahsiyetler tek bir söylemde birleşmiş gibiler. Oda ‘ULUSAL KÜRT BİRLİĞİ’ dir. Deyim yerindeyse bu şimdi Kürt camiasında moda olmuş. Hiç kimse söylemde buna karşı tek bir olumsuz yaklaşım içinde değildir. Bu kuşkusuz Kürdistan Ulusal Kurtuluş davası için önemli bir gelişmedir. Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti olarak olumlu bir gelişme olarak görüyor ve destekliyoruz. Yalnız bu her esen rüzgara göre sağa sola savrulan, modaya göre sürece ayak uydurmaya çalışan kimi parti ve şahsiyetlerin samimiyeti de tartışmaya açıktır.

Bugün bütün dünya kamuoyunun desteklediği Kürtlerin Ulusal Birliği aleyhinde açıklama yapmak delilik olsa gerek. Bunu gören ve bilen kimi siyasi çevreler şimdi herkesten daha çok Kürt Ulusal Birliğini savunma pozisyonuna geçmiş durumdalar. Bu söylemde kalan Ulusal Birlik çağrıların samimiyeti pratikte ortaya çıkmaktadır. Bugün Rojava’da direnen kahramanlara eleştiri adı altında etmedik hakaret bırakmayanlar, dünyanın ve Kürt halkının bu desteğini görünce en büyük destekçileri gibi kendilerini lanse etmeye çalışmaktadırlar. Biz Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti olarak Kürdistan Ulusal Kurtuluş mücadelesi için savaşan, çarpışan, emek veren, değer üreten bütün şahıs, kurum , kuruluş, parti ve örgütleri her zaman destekledik ve destekliyoruz. Eksiklikleri, hataları, yanlışları kendilerine uygun bir yöntemle bildiriyoruz. Misyonumuz gereği partilerüstü ve ideolojiler üstü olduğumuz için Kürdistan Bağımsızlık Davasında samimi bulduğumuz bütün parti ve kurumların başarılı olmasını istiyoruz. Bu noktada bizim için temel ölçü SAMİMİYET ‘tir.

Bizim savunduğumuz ve bunun için mücadele ettiğimiz görüşlerin bugün bütün Kürt camiasında tartışmaya açılması mutlaka önemli bir gelişmedir. Yalnız samimiyet noktasında bazı kaygı ve endişelerimiz vardır. Özellikle rahat yerlerinde oturup, rahat yaşamlarını sürüp Kürdistan Ulusal Davası için canını feda eden kahramanlara dil uzatacak kadar hiç bir ahlaki değere sahip olmayanların samimiyetine nasıl inanacağız? Kürdistan ‘ı işgal eden devletlerle her türlü işbirliği içinde olan ve Kürt Ulusal Birliğini sözde destekleyip pratikte de bunun önüne her türlü engeli çıkaranları halkımız ve tarih lanetleyecektir. Hükümetimiz bu konuda açıklama yaparak bu parti ve şahsiyetlerin Kürt ve Kürdistan Davasına zarar veren faaliyetlerine son verme çağrısında bulunmuştur.

Ape Hüseyin ile son görüşmemizde kendisi de özellikle bu noktaya dikkat çekti. Halkımıza ve bu parti, kurum ve şahsiyetlere yönelik aşağıdaki çağrıyı yaptı. Bunun halkımızın vicdanına ve tarihe not düşmesi için olduğu gibi yayınlıyoruz :

” Kürdistan Halkının Ulusal Kurtuluş Mücadelesi için canını ortaya koyan kahraman insanlarımızın binlercesi yaralı olup, dünyanın çeşitli ülkelerinde ağrılar ve acılar çekiyorlar. Kürt Halkı adına siyaset yaptığını iddia edenlerden kaçı bu soylu insanlarımızın acılarından haberdardır? Hepimiz bu onurlu şahsiyetlere borçluyuz. Hangimiz bu durumda kaç insanımızın varolduğundan haberdarız? Kürt Ulusal Kurtuluşu adına siyaset yaptığını iddia eden çevreler bu durumdan haberdar mıdırlar? En azından bu değerlerimize sahip çıkmak için bir çalışma yapabilirlerdi. Kürtlerin birliğinden söz eden bu çevreler, siyasi yaşamları boyunca nasıl bir çalışma yapmışlar? Şimdi Kürtlerin birliği için çağrıda bulunanlar bu birliği nasıl sağlayacaklarını biliyorlar mı acaba!

Kürt ve Kürdistan Davası büyük bir olaydır. Şimdiye kadar Kürt ve Kürdistan Birliği için hiç bir çalışma yapmamış kimi çevreler, birliğin sağlanmasına hizmet edeceklerse öncelikle bunun nasıl yapılabileceğini öğrenmeleri gerekir. Ulusal Kurtuluş Mücadelesi için canını gözden çıkarmış kahraman kardeşlerimize ucuz söylemlerle saldırmak kolaydır. Alkol sofrası başında toplanıp alkolün etkisi ile devlet kurmak da kolaydır. Onun adına da ALKOLİZM DEVLETİ denir. Kendilerini bu kahraman kardeşlerimizden üstün görmeye çalışan ve boşboğazlıkla kendilerini tatmin etmeye çalışan bu çevrelerin üretken olmaya çalışarak verimlilikleri ile konuşurlarsa özellikle kendileri için yararlı olur. Birçok alanda yapılabilecek önemli işler var. Eğitim, ekonomi, kültür, sosyal bilinç alanlarında varolan boşluk sır değildir. ” Biz biliriz, biz yaparız” sözleri ile verimsizliğin felsefesini yapmaktan vazgeçin. İsviçre’de yaşayan böyle bir kişilik canımı sıktığı için bunları bana yeniden hatırlattı.

Halkımıza ve değerlerimize sahip çıkmasını bilelim. Sorunlarımızın çözümü de emek vererek hizmet etmekten geçer. Selam ve saygılarımla Hüseyin Baybaşin. ”
Saygılarımla