BU SEFER TARİHE KÜRTLER YÖN VERECEK

0
177

Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümetinin çalışmaları ve öngörüleri yaşanan gelişmelerle bir kez daha doğruluğunu ve gerekliliğini ispatlamıştır. Bizim başından beri dile getirdiğimiz hususlar bugün siyaset yapan, siyasetle ilgilenen herkesin ağzındadır. Kürtlerin tek kurtuluşunun BAĞIMSIZLIK’tan geçtiğini hep söyledik ve söylüyoruz.

Bunun için Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti olarak hukuki, diplomatik, politik ve siyasi bir çalışma içinde bulunmaktayız. Ayrıca ulusal ordu kurulması olmazsa olmaz bir durum olduğunu hep dile getirdik getiriyoruz. Yalnız bu çalışmalar bugün Kürdistan’ı işgal eden sömürgeci devletlerden medet uman, bu sömürgeci devletlerle ilişkilenme ve onları muhatap alma şeklinde olmamaktadır.

Rojava’da yaşanan işgal girişimi Kürtlerin ulusal anlamda bir araya gelmesine zemin sunmaktadır. Bugün Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde şehit düşen, yaralanan, emek veren ve savaşan kahramanlarımıza sonsuz minnet borcumuz ve saygımız vardır. Her soydaşımız “amaları” bir kenara bırakıp bu temelde yaklaşmalıdır. Hangi partiden veya hangi ideolojik bakış açısına sahip olursa olsun her Kürt bireyi Rojava Direnişine “amasız” destek olmalıdır.

Bugün Kürdistan Özgürlük Davası dünyada ilk defa bu kadar tanınıyor ve saygıyla karşılanıyor. Dünya kamuoyunda ilginç bir gelişme yaşanmaktadır. Bunu da yine biz Kürtler sağladık. Dünyada çok nadir bir halk hem solculardan, hem sağcılardan, hem anarşistlerden, hem liberallerden velhasıl her türlü ideolojik görüşün desteğini kazanmış bulunmaktadır.

Bu, dünya tarihinde çok ender rastlanan ve Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde ise ilk defa yaşanan bir durumdur. Kürt ve Kürdistan düşmanları dünyada bu kadar teşhir olurken, dünyanın tepkisini çekerken onlardan medet uman bir pozisyon içinde olmak hiç bir Kurdi parti veya harekete yakışacak bir tutum değildir. Tersine sömürgeci devletlerle aralarına mesafe koymaları gerekmektedir. Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti olarak bütün siyasi parti ve hareketlere çağrımızdır; sömürgeci devletlerden medet ummayın, aranıza mesafe koyun hatta tamamen ilişkinizi kesin.

Yaşanan bunca gelişmelere karşın bazı insanlarımızın ABD ‘ye güven olmaz tarzındaki yaklaşımı doğru değildir. ABD halkı, senatosu ve Pentagon hiç bir zaman Kürtlerin yanında bu kadar olmamıştır tarih boyunca. Donald Trump hariç ABD’ de hem halk, hem siyasetçiler hemde asker Kürtlere müthiş bir desteği ve sempatisi söz konusudur. Rojava işgal hareketi başladığı ilk iki günde ABD’de 40 milyon kişi Google dan ‘Kürtler kimdir’ sorusunu araştırmıştır. ABD halkında Kürtlere destek yüzde yüzlere yakındır.

Böylesi bir kitle desteğini hiç bir siyasetçi gözardı edemez. Donald Trump ve diktatör Erdoğan arasında ticari ekonomik işbirliği vardır. Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti olarak bu konuda bilgi sahibiyiz. Trump ve Erdoğan arasındaki ilişki siyasi politik olmaktan çok ticaridir. Aralarındaki kirli ilişki bu temeldedir. O yüzden başından beri söylediğimiz gibi Ortadoğu ‘da Kürtlerin müttefikleri ABD ve İsrail’ dir. Bugün ABD ‘nin sırtını Kürtlere dönmesi Ortadoğu’ yu Rusya ve İran ‘a teslim etmesi demektir. Bu ne ABD’ nin nede İsrail’in yararınadır. Ortadoğu ‘da seküler demokrasiyi benimsemiş ve iki devlete müttefik olacak en uygun halk Kürtlerdir. Bunu ABD ve İsrail çok iyi bilmektedir. Ve bu aynı zamanda biz Kürtlerin de çıkarınadır.

Ape Hüseyin ile yakın tarihteki son görüşmemizde özellikle halkımızın topyekun Rojava Direnişine destek çağrısında bulundu. Bizler Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti olarak sadece sömürgeci devletlerle Kürdistan dan geri çekilmeleri ve teslim etme müzakereleri dışında hiç bir şekilde onlarla muhatap olmayacağımızı bilinmesini istedi. Bu konuda müttefiklerimizle diyalog halinde olduğumuz, birçok konuda bilgi alışverişi yaptığımızı bilinmesini istedi. Özellikle Bağdadi’nin yerini HSD’ye bildiren hükümetimiz olmuştur.

Mayıs ayında Ape Hüseyin bu bilgiyi HSD’ye ulaştırmıştır. Bu ve bunun gibi birçok konuda müttefiklerimizle ortak hareket ettiğimiz gibi ABD ve İsrail aleyhine yapılan kara propagandalara itibar edilmemesini istedi. Halkımıza selam ve saygılarını iletmemi ve Özgür Bağımsız Birleşik Kürdistan kararlılığını bir daha dile getirdi. Ve “bu sefer tarihe Kürtler yön verecek” dedi.

Selam ve saygılarımla