TÜRKİYE’Yİ YÖNETENLER, BİZ KURDLERE SAVAŞTAN BAŞKA SEÇENEK BIRAKMIYORLAR. KAZANMAK İÇİN SAVAŞMAK ZORUNDAYIZ

0
63

Yüz yıldır, Türkiye’de Halkımıza yönelik baskı dayatmasının barbarca zulüm uygulamasının etkisinin sonucudur ki, Dünya güzeli kahraman gençlerimiz silahlara sarılmışlardır.
Çirkef baskılara maruz kalıp kişiliğinden utanır durumda esir olarak yaşayıp ölmektense, sopa sayılacak küçük silahlarla, son teknolojik tankların üstüne yürümek, kaçınılmaz sonu, ölümü getirir.

Olağanüstü yetenekli bu kahraman gençlerimiz, Türkiye faşizminin barbarlıklarına canlarıyla cevap olmak için yola çıkmışlar.
Böylesi yetenekli, kahraman, Dünya güzeli insanlarımıza “terörist” diyebilen faşist leş kargaları, kan emici vampirler, esasen Dünya’nın en iğrenç yaratıkları olup kan hırsızlarıdırlar. Terörist, kendileridir. Terörist, onların faşist devletleridir. Anaları, babaları, karıları, kocaları, çocukları hep birlikte Kurd kanıyla besleniyorlar. Onların, Halkımıza yönelik uygulamalarına karşılık vermek, her Kurd’ün savunma hakkıdır. En başta Türkiye faşizmini, tüm barbarlıklarıyla kutsal topraklarımızdan kovmak, hepimizin namus borcudur.

Hiçbirimizin hiçbir mazerete, hiçbir neden ve gerekçeye sığınmaya hakkımız yoktur. Hepimizin yapabilecekleri vardır. İçinde bulunduğum şartlara rağmen, sessiz kalmıyorum. Siz de sessiz kalmayın.
Hiçbir çalışma yapmayanlar, bari canlarını ortaya koyanlara saygılı olmalıdırlar. Bu duruş, her Kurd bireyinin öncelikli ibadet gibi görevi olmalıdır. Kendi yaptıklarımı yeterli görmüyorum. Daha az uyumalı, daha az yemeli, çok daha fazla üretken olmalıyım. Siz de, bu düşünce, bu anlayış kararlılığında olun.
Ölüme koşmak yerine, kazanmaya koşmalıyız. Ne yapalım ki, bu Dünya güzeli yetenekli kahramanlarımızı ölüme değil kazanmaya koşacakları yola yönlendirelim?

Yıllarca bunu düşündüm. Birçok uzman araştırmacı, sosyolog, diplomat ve hukukçunun görüşlerinden yararlandım. Bunları yaparken, Kurd u Kurdîstan tarihini araştırdım. Kurdlerin çok zengin ve kahramanlıklarla dolu soylu tarihlerine rağmen, niye devletsiz kaldıklarını araştırdım. Başka Halkların nasıl devletleşebildiklerini araştırdım. Bunları yaparken, bilgilenmenin yanı sıra, gelinen aşamada, mevcut koşullar çerçevesinde neler yapılabilineceğininin ve neler yapılması gerektiğini düşünüp notlar aldım. Cevap çok basit. Kurdlerin hepsini, Kurdîstan’ın tamamını kurtuluşa taşıyacak bir projenin hayata geçmesi gerekiyor.

Bu projenin,  güçlü müttefiklerle anlaşmayı sağlayacak destekle birleşmesi gerekiyor. Bunları başarmak için, bilgili, kararlı, korkusuz bir kadronun koordinesinde kurumlaşmak gerekiyor. Kurdîstan Birleşik Devletleri projesi, bu çalışmanın ürünüdür. Bu projeyi gerçekleştirecek kurumun, “Hükümet” olması, tek seçenek olarak önümüze çıktı.

24-Temmuz-2018 tarihinde İsviçre’in Lozan şehrinde Kurdîstan Birleşik Devletleri Hükümetini ilan etmek te, bu çalışmaların kararlı ilk adımı olarak atıldı.
Bu Hükümetin, bu projeyi başarıyla tamamlaması zorunludur.
Bazı çevreler anlamsızca, boşboğazca, Kurd u Kurdîstan davası için hayati önemde olan bu tarihi adımı değerine uygun olarak görmek istemeyebilirler. İşlerine öyle geliyor olabilir.
Biz, işimize bakacağız. Çalışma arkadaşlarımız, bilinçli ve kararlılıkla başarıya doğru adım adım ilerleyecekler.
Elbette süreç içerisinde küçük hesap muhasebesiyle, Kurdîstan’da işgalcilerin maşası olarak önümüze çıkacak olanlar olacaktır. Böylesi yaklaşımlar sürpriz olmamalıdır. Boşboğazlık teorisyenlerine de gülüp geçeceğiz.

Kurdîstan Birleşik Devletlerini resmileştireceğiz.
Bi navê Xwedan Kurdîstan dedik. Bu kararlığımızı yorulmaksızın bilinçli ve korkusuzca çalışarak hedefe taşıyacağız.
Kurdîstanımızın kahraman, yetenekli, Dünya güzeli gençlerimizin, insanlarımızın başarıya koşmalarının yolu budur.

Öncelikle gençlerimizin bilinçlenmeleri gerekiyor. Yetişkin insanlarımızın, ağalarımızın, beylerimizin, şeyhlerimizin, feodallarımızın, aşiretlerimizin hepsinin bu proje içerisinde yerleri vardır. Çünkü: Bu proje, Kurdîstan’ın tamamı ve Kurdlerin hepsi içindir. Kurdîstani hiçbir inanç, yapılanma, görüş bu projenin dışında kalmayacak. Bu proje, Kurd u Kurdîstan içindir.
Bu proje, Kurdîstan’da işgalcilere ve Kurd düşmanlarına karşıdır.
Kurdîstan Birleşik Devletleri Hükümeti çalışmalarına hizmet etmek isteyen asil soydaşlarımız, mütevazi, asil Kurd duruşuyla, Kurdîstan kahramanları olarak, Kurd Halkına hizmet etmeyi onur olarak benimsemelidirler.

Birçok kez genişçe paylaşılmış olan bu hususları özetle tekrarlamayı gerekli gördüm. Daha önce direk görüşmüş olduğum, çalışmalarımıza katılmak isteyen asil soydaşlarımızla, çalışma arkadaşlarımız yeniden görüşecekler.

01-11-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş

281total visits,3visits today