FAŞİST TÜRKİYE DEVLETİNİN, KAN EMİCİ, KURD DÜŞMANI YÖNETİCİLERİNE CEVABIMIZ

0
59

Türkiye’yi yönetenlerin insan kanını akıtmaktan başka bir seçenekten anlamadıkları açıktır.
Kurd düşmanlığı, Türkiye’yi yönetenlerin ruhuna işlemiş. İnsanlıktan çıkmışlar. Vampirler gibi insan kanı akıtmaktan zevk alıyorlar. İnsan kanı akıtmalarına engel olmaya çalışan kendi yandaşlarını da çirkin iftiralarla etkisizleştiriyorlar. Siyasi muhalefeti sirk oyuncularına dönüştürmüşler. Vatandaşları, yalanlarla kendi istedikleri gibi, dar kalıp içinde yaşamaya zorlamışlar. Yargı organının mensuplarını, emir kulu gibi davranmak zorunda bırakmışlar. Basın yayın kuruluşlarını ekonomik olarak kendilerine bağlı duruma getirmişler. Doğruları yayınlayan basın yayın kuruluşlarına zorbaca el koyuyorlar.

Aynı şekilde doğruları yazıp söyleyerek, Halkı bilgilendiren basın yayın mensupları hapsediliyor, ağır cezalarla cezalandırıyorlar.
Bunları ve birçok benzeri rezaletlerle, Halkı korku duvarı arasında yaşamaya zorlayabilen devlet yöneticileri, devlet malını çalıp soyarak kendi aile bireyleri ve yandaşlarıyla paylaşmaktan utanmıyorlar.
Devlet yönetimi, Halkın geleceği korkak bir diktatörün keyfiyetine bırakılmış.
Devlet politikası ve Halkın geleceği için strateji belirlemek, diktatörün korunmasını esas alan çerçeveyle sınırlı duruma getirilmiş. Diktatörmüş maskaralığı, amigoluğu da Bahçeli sübyancısına bırakılmış.

Kurdleri susturarak yok etmek, Türkiye devletinin öncelikli politikası iken şimdi de Erdoğan diktatörünün meslek edindiği iş olmuş.
Bunun adı Kurd düşmanlığıdır. Türkiye devletinin kuruluşundan bugüne kadar biz, Kurdlere yönelik sistemli soykırım uygulamaları, Erdoğan diktatörünün Kurdlere yapıyor olduğu, Kurd düşmanlığıdır. Erdoğan’ın emirleri doğrultusunda Türkiye sınırları dışında yaşayan Kurdlere saldırmaları da Kurd düşmanlığıdır. Türkiye’nin Suriye ile sınırları boyunca İŞİD ile sınırdaşlık Erdoğan Türkiye’si için sorun değildi.

Şimdi, El Bağdadi’nin öldürüldüğü bölgede yüzlerce kilometre sınır boyu, El Kaide, El Nusta gibi terör örgütlerinin kontrolündedir. Erdoğan ve çevresi için o bölge hiç sorun olarak görülmedi. Kurdlerle sınırdaşlık, Erdoğan ve kendisi gibi faşist çevresine niye batıyor? Bunun tek bir izahı vardır. Bu da Kurd düşmanlığıdır.

El Bağdadi’yi o bölgede koruyan, Erdoğan’ın kendisiydi. Türkiye’nin Suriye’de terör estirmesine hizmet eden üst düzey sorunlarının hepsi, Erdoğan’ın emriyle El Bağdadi’nin korunduğunu ve onunla birlikte Kurdlere saldırının planlarını belirlediklerini çok iyi bilirler.
El Bağdadi, daha önce ilk defa basınla paylaştığı açıklamalarını da aynı bölgede kayıt etmişti. O süreçte, El Bağdadi’nin Türkiye’de tedavi edildiğini, İdlib Türkiye arasında Türk Askeri tanklarıyla dolaştığını ben, kendim öğrendim, yazıp sizlerle paylaştım. Şimdi, bütün Dünya biliyor.
Erdoğan, Türkiye’yi şeriatla yönetmeye sürüklüyor. Kurd düşmanlığıyla esas amacını örtbas etmeye çalışıyor. Türkiye vatandaşları bunu görmek istemiyorlarsa, bu onların sorunudur. Bu duruşları, gerçekleri değiştirmez.

Türkiye devlet yöneticilerine, tüm kurumlarına, Erdoğan denen kan emici kuduz itine ve çevresine tek sözümüz var. Bildiğiniz ve yapabileceğiniz başka ve ne kadar barbarlık yöntemleri varsa hepsini biz Kurdlere yapın. Hiç minneti yok. Kurdîstan Halkı sizin düşmanlıklarınızı görüyor ve biliyor.
Biz Kurdler açısından, sizin düşmanlıklarınıza cevabımız, Kurdîstan Birleşik Devletleri’ni resmileştirmektir.
Biji Kurd u Kurdîstan.
Yekîtîya Dewletên Kurdîstan her bijî.
Silav u rêz.

01-11-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş

241total visits,2visits today