Türkiye’nin Kürt düşmanlığı Türkiye’nin sonunu getirecek.

0
109

Ortadoğu’nun en eski ,en kadim halkı olan Kürtler, bugün yine TC’nin tehdit ve saldırıları ile karşı karşıyadır. TC’nin Rojava Kürdistanina yapmak istediği operasyon hiç bir uluslararası hukuk kuralına uygun değildir. Amaç geçmişte Suriye Devletinin yapmak istediği “Arap Kemeri” politikası ile Kürdistan’ın Kürtsüzleştirmesi ve bölgenin demografik yapısının değiştirilmesidir. Kürt ve Kürdistan kazanımlarını yok etmektir.

Bugün TC’nin sığındığı argümanların hiç biri uluslararası hukuk ve kanunlarında karşılığı yoktur. Terör olarak nitelendirdiği HSD , dünyanın en büyük terör örgütü İŞİD ‘e karşı uluslararası koalisyonla müttefik bir şekilde mücadele etmiştir, ediyor. 11 bin şehit verdiği bu mücadelede sadece kendi bölgelerini değil, bütün insanlık ve dünyanın güvenliği için çok ağır bedeller ödemiştir. O yüzden HSD bırakın herhangi bir terör örgütleri listesinde olmayı c,bütün dünyanın saygı duyduğu bir güç olmuştur. Buna karşın TC’nin kullandığı argüman olan “sınırlarımızı terör örgütlerinden temizleyip, güvenli bölge kurup, mültecileri oraya yerleştireceğiz” demenin ne hukuki, ne kanuni, nede ahlaki bir karşılığı vardır. TC ile Rojava Kürdistan’ın sınır hattı boyunca TC’ye daha tek bir mermi dahi sıkılmamıştır. Madem ki TC terör örgütleri konusunda o kadar hassas o bölgeler İŞİD’in elindeki iken neden müdahale etmedi? TC askerlerinin ve İŞİD teröristlerinin beraber ,samimi video görüntüleri daha akıllardan silinmedi.

İngiltere dışişleri bakanlığı yardımcısının açıklaması çok manidardır. Aynı zamanda uluslararası hukuk skandalının itirafıdır. Açıklamada ” ABD ‘yi TC’nin Rojava Kürdistan’ına yapmak istediği operasyon konusunda uyardık. Bu tamamen uluslararası hukuk kurallarına aykırıdır. Afrin’de olduğu gibi TC uluslararası hukuku çiğneyebilir ve bölgenin demografik yapısını değiştirebilir.” Sadece bu açıklama bile TC’nin işlediği suçların bir itirafıdır. Uluslararası mahkemelerde delil olarak kullanılabilir.

ABD cephesinde her saat ayrı bir açıklama söz konusudur. Bir açıklama Kürtler için iyi iken sonraki açıklama TC için iyi oluyor.  Anlaşılan ABD cephesinde bir netlik yok. Pentagon, senatörler, kongre üyelerinin açıklamaları daha çok Kürt tarafını destekleme yönünde iken , Trump hem Kürtlerin hemde TC’nin gönlünü hoş tutmaya çalışıyor. Hala masada bir santranç var ve her hamleden sonra karşı hamle geliyor. Yani bir netlik yok. Eğer netlik olsaydı savaş çoktan başlamış olurdu. Kürt cephesinde de benzer hamleler söz konusudur.

Sonuçta her ne olursa olsun TC’nin Rojava Kürdistan’ına  saldırısı karşısında durmak her namuslu,şerefli onurlu Kürdün görevidir. Oradaki siyasi yapıları, partileri desteklemek ile alakalı bir durum değildir. Orada bir Kürt ve Kürdistan kazanımları var ve TC bunu ortadan kaldırıp, oradaki Kürtleri oradan sürüp orayı araplaştırmak istiyor. Buna karşı durmak ulusal bir görevdir. Hangi partiden olursak olalım, hangi ideolojiye inanıyorsak inanalım, hangi parça Kürdistan’dan olursak olalım yapılması gereken bu saldırı karşısında tek vücut olmak ve Kürt ulusal reflekslerini göstermektir.
Apê Hüseyin Baybaşin ile son görüşmemizde Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti üyelerine bir çağrısı oldu. ”

Değerli hükümet üyelerimiz şimdiye kadar yürüyerek yaptığımız bu mücadelede artık koşmanın zamanı gelmiştir. Süreç bizden bunu istemektedir.”  Bu açıklamadan anlaşılacağı üzere süreç onurlu ve şerefli Kürtlerin üzerine ağır sorumluluklar yüklemektedir. Her Kürdüm diyen insanın bulunduğu şart ve koşullara göre birşey yapması mecburiyet değil bir zorunluluk haline gelmiştir.

Kürdistan’ın yiğit evlatları dünyayı bu terör belasından kurtarırken , dünyanın Kürtlere ödeyeceği diyet; Kürtlere sırtını dönmek ve TC ile onun barbar çetelerinin Rojava Kürdistan’ın işgaline sessiz kalması olmamalıdır ve öyle olmayacaktır.Her Kürt bireyi bulunduğu yerlerde özellikle diasporada ki Kürtler hemen herkese, ulaşabildikleri, ilişkide oldukları arkadaş,dost,komşu herkese bu haksızlığı anlatmalıdır, bireysel diplomasi yapmalıdır.

Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti de her alanda bu konuda yoğun bir diplomasi içindedir.  TC’nin sonu yaklaşmakta , o yüzden bu kadar saldırganlaşmaktadır. Rojava Kürdistan’ına savaş açmak TC devletinin sonu olacaktır.

Saygılarımla

287total visits,2visits today