KURD U KURDÎSTAN DAVASINDA, HASTALIK VE TEDAVİNİN ADI

0
321

Kurdîstan topraklarını işgal etmiş olan barbar zorbaların Kurd Halkına yönelik olumlu veya iyi niyetli yaklaşımlarının olmadığını görebiliriz.
Türkiye’nin son yüz yıla yakın süreçte biz Kurdlere yönelik barbarca zulüm ile sistemli olarak soykırım uyguladığını görürüz. Aynı süreçte, sözde “kardeşlik” kandırmasıyla bizleri oyalamaya çalışmış. Türkiye’yi yönetenler, İslami kardeşlik, sosyalist yoldaşlık gibi ucuz kandırmacalarla biz Kurdleri kontrol altında tutmaya çalışırken, aynı süreçte bizleri yok etmek amacıyla her türlü iğrençliği de uygulamıştır. Kurdîstan işgalcilerinin hepsi, Türkiye’nin aynısını yapmıştır. Bunlar inkar edilemeyecek gerçeklerdir.

Kıbrıs’ta yüz binin altında olan ve kendilerini Türk olarak kabul edenler için Türkiye’nin yaptıklarına bir bakalım. Bir de Türkiye’nin vatandaşı olup, Türkiye devletine askerlik yapıp vergi veren Kurdlere yönelik barbarca ve sistemli soykırım uygulamalarına bakalım.
Kobane başta olmak üzere, Kurdîstan’ın Rojava bölgesindeki Kurd yerleşim alanlarının, Kurd şehirlerinin adlarını özellikle, Arapça olarak telaffuz ediyorlar.
Bu söylemleri, en başta Recep Tayyip Erdoğan, ısrarla kullanıyor.
Türkiye’nin devlet gücünün tamamını, Kıbrıs’ta yaşayan yüz binden az nüfusunu korumak için seferber eden Erdoğan, Suriye’de kahramanca kendilerini korumaya çalışan Kurdleri yok etmek için aynı gücü kullanıyor.

Madem “kardeşiz” diyorsunuz, Kıbrıs’ta yüz binden az nüfusun haklarını korumak için yaptıklarınızın aynısını niye, Suriye’de zor durumda olan Kurd nüfusu için kullanmıyorsunuz? Suriye’de zor durumda olan Kurd nüfusu, üç milyonu aşkındır.
Biz Kurdler, yalnızca bu kısa örneklerle izah ettiğim bilgileri değerlendirerek kendimize gelmek zorundayız.

İran, Irak, Suriye devletlerinin Kurdlere yönelik barbarca uygulamaları, Türkiye’nin barbarca uygulamalarıyla aynıdır.
Bu yazıyı Türkçe olarak yazdığımdan dolayı, Türkiye’nin biz Kurdlere yönelik zulüm uygulamalarını örnek gösterdim. Kurdîstan işgalcilerinin, Kurdîstan topraklarında Kurdlere yönelik barbarca zulüm ile soykırım uygulamaları aynı olmuştur.
Bazı soydaşlarımın, bu gerçeklere rağmen, Kurdîstan işgalcileriyle bir arada yaşamayı inşa etmeye çalışmalarının yararı yoktur. Taktiksel nedenlerle dahi olsa, Kudleri, Kurdîstan işgalcileriyle bir arada yaşamaya zorlamak, Kurd u Kurdîstan davasına ihanettir. Bunun başka türlü izahı yoktur.
Kurdîstan’da işgalci olan barbarların elinde devlet gücü vardır. Türkiye, İran, Irak ve Suriye, Kurdîstan topraklarında “İŞGALCİDİRLER”. Bu gerçeği allayıp pullayıp farklı göstermenin nedenleri ne olursa olsun, yararı yoktur.

Bu işgal devletleri, Kurdîstan topraklarında Kurdlere yönelik uygulamalarından dolayı “TERÖR DEVLETLERİ” ’dirler.
Bu, bir gerçektir. Bu gerçeğin etrafında dolaşıp durmanın gereği de yoktur.
Kurdîstan topraklarındaki işgalcilerin konumlarını ve yaptıklarının adını doğru olarak belirlemek zorundayız. Kurdîstan topraklarında işgalci barbarların varlıkları ve yaptıkları, her şerefli Kurd’ün yüreğindeki yaradır.
Bunun adını doğru belirlemeden, çaresini de geliştiremeyiz.
Kurdîstan topraklarında işgalcilerin var olmaları ve yaptıkları bir hastalıktır.
Bu hastalığın adını belirlemeden, tedavisini de yapamayız.
Kanser hastalığını pudra veya krem ile tedavi edemeyeceğimiz gibi, Kurdîstan işgalcilerini ve barbarlıklarını görmezlikten gelerek, onların boyundurukları altında yaşamayı, şu veya bu gerekçelerle kabul edemeyiz.

Kurd Halkı, soylu, asil ve köklü tarihe sahiptir. Kurdîstan’ın da sahibidir. İşgalciler, Kurdleri yobazca oyunlarla kandırmış, Kurdîstan’da zorla egemenlik kurmuşlar. Kurdlere yönelik sistemli olarak soykırım uyguluyorlar. Hastalık budur. Biz Kurdler, bu hastalıktan kurtulmak zorundayız. Bu ortamda topraklarımızda egemen olan işgalci barbarlar, bizden çok daha fazla güçlüdürler. Bu gerçeği ciddiye almak zorundayız.

Kurd u Kurdîstan davası adına çalışan kurtuluş mücadelesinin hareketleri, Kurdîstan’da egemen olan işgalcilerin gücünden çok daha fazla büyük bir güç ile müttefiklik temelinde ortaklık anlaşması yapmayı becermek ve Kurdîstan Birleşik Devletleri’ni resmileştirmek zorundadırlar.
Tedavi ilacının adı budur. Bizim çalışmalarımızın hedefi budur. Bize ulaşıp, bizimle birlikte çalışmak istediklerini söyleyen soydaşlarımız, bu temel prensip kararımızı kabul etmeleri gerekiyor. Dem xweş.

27-08-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş