İBRAHİM PEYGAMBER KURD’TÜR. ONUN TORUNLARI YAPABİLDİ. BİZLER DE YAPABİLİRİZ

0
52

Beceriksiz, yeteneksiz, sorumsuz insanlar, kendilerine bile sahip çıkamadıklarının bilincinde, farkında bile olmayabilirler. Üretken olamazlarsa da, topluma fazla zararları olmaz. Geçinebilecekleri kadar malzemeye, imkana sahip olmak, bu tip bu kişilikte olan insanlara yeterlidir.

Diğer taraftan, yeteneksiz, sorumsuz olmanın yanı sıra, yıkıcılıktan hoşnutlukla zevk alan, yalanı dolanı, beceri gibi algılayan, çok bencil, riyakar, emek hırsızı kişilikler, genel olarak sorunların, çözümsüzlüklerin kaynağıdırlar. Utanma, ar, adap duygularından yoksun olduklarından dolayı, çok sadisttiler. Bu tipler, sürekli olarak kontrol altında tutulmalıdırlar. Bu tip insanlar, Türkiye gibi toplumlarda, yönetici olabildiklerindendir ki, Türkiye ve benzeri ülkelerde, dengeli düzen kurulamıyor. Böylesi kişilikler, hak ve hukukun üstünlüğünü esas alan kararların uygulanmasını hazmedemezler. Başkalarının hakkını, hukukunu, yokmuş gibi kabul edebilirler. Ellerine güç geçti mi o gücü kendilerini üstün olarak kabul ettirmek için kullanırlar. Kendilerini üstün olarak kabul ettirmeye çalışan bu kişilikler, sonuçta kendilerini de çevreleriyle birlikte yok ederler. Bu tipler, çok korkak ve sinsi olurlar.

Saddam gibileri de bu tiplerdendir. Türkiye’yi yöneten Recep Tayyip Erdoğan da bu tip bir karakterdir.  Bu tipleri, hepimiz etrafımızda, yakınımızda görebiliriz. Türkiye, kuruluşundan itibaren, bu tiplerin yönetimiyle istikrarsızlığın bataklığından kurtulamamış. Süleyman Demirel, böylesi tiplerin bariz örneğidir. Bahçeli sübyancısı da aynı tip karakterdedir.
Kendilerini Türk olarak kabul edenler, böylesi sapık karakterlerin yöneticiliği altında, barbar devlet yapısının faşist uygulamalarını, kendi çıkarlarına, yararlarına olduğuna aldanıp, “böyle gelmiş böyle gidecek” diyebilirler. Korku belasına, bu gidişattan yararlanmak için boyun eğerek, ölümü bekleyebilirler. Diğer bazıları da, fırsatçılıkla kendileri için yaşamanın yeterli olduğuna inanmanın esiri, kölesi olarak ölmeyi bekleyebilirler.

Kurdîstan’da işgalcilerin kendi kusurlarını, pisliklerini kabullenip toplumsal barışa hizmet etmek adına öz eleştiriyle başlayıp herkesin hak ve hukukunun güvence altında olabilecek yöneticilere yol verileceğini beklememize gerek yok. Kurd Halkı, önce işgalcileri, tüm pislik zihniyetleri ve yıkıcı barbarlıklarıyla birlikte Kurdîstan topraklarından çıkarıp, sonra da toplumsal barışı sağlayıp, hak ve hukukun üstünlüğünü esas alan insani değerlerin korunacağı uygar ve demokratik devlet yönetimini kurarak kurtulabilir. Bu da, Bağımsız Kurdîstan Birleşik Devletleri’nin resmiyet kazanmasıyla mümkündür.

Kendilerini Türk olarak kabul edenlerin çok ciddi sorunları var. Ruh hastası, sadist ve sapık kişiliklerin kendilerini yönetmelerine izin vermeye devam etmekle, sorunlarını çözemezler. Böylesi kişiliklerin belirlemiş olduğu faşist devlet yönetimiyle, Kurd Halkına zulüm etmeye devam etmelerine izin vererek, seyirci kalarak, sorunlarını çözemezler. Türkiye’yi istikrarlı devlet yapısı yönetimine kavuşturamazlar. Kurd Halkını da sonsuza dek susturamazlar. Kendilerini Türk olarak kabul edenler, Dünya’nın uygar devlet yapısını oluşturabilen Halkların başarılarından ders çıkarabilirler. Daha fazla güçlü olmak için barbarlığa sığınmak gerekmediğini görmelidirler.

Alman Halkı faşizmi, barbarlığı red ederek gelişip uygar Dünya devleti olabildi. Buna benzer örnek çoktur. Yeter ki siz dürüstçe bakın.
Biz Kurd’ler, kendi ruh hastası, sapık, fırsatçı ya da korkaklaşmış, faşist barbar işgalcilere bağımlı hale gelmiş olan çevrelerin, bizi sürükledikleri karanlık bataklığa yürümekten vazgeçip, kendimize, soylu tarihimize, asil Halkımıza uygun-yakışır Devlet yapısı oluşturmaya odaklanalım.

İsrail Devleti bizler için çok somut bir örnektir. İsrail Halkının tarih boyunca çekmiş oldukları acılı sıkıntılar ve İsrail Devletini kurmayı başarmış oldukları yöntemlere çok iyi bakınız.
Şimdi bile, İsrail’de sekiz milyon nüfus vardır. İki milyonu Arap, altı milyonu Yahudi’dir. Büyün Dünya’daki Yahudi nüfusu, on üç milyondur. Yahudilerin, İsrail Devletini kurdukları coğrafyaya bir bakın. Sonra da bir düşünün. Onlar yapabildiyse, biz Kurdler niye yapmayalım?

Yahudiler, İbrahim peygamberin çocukları-torunlarıdırlar. İbrahim Peygamber, Kurdîstan’ın Ur şehrindendir. Yani Urfa’lı bir Kurd’tür. Gerçek budur. Biz Kurdler, bize lazım olanı yapmak zorundayız ve yapabiliriz. Yapabiliriz değil mi?

29-07-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş

276total visits,2visits today